‘Suriyeli vatandaşlar Türkiye’yi altüst eder’

MEHMET Ögütçü, Suriyeli göçmenler konusunda “Ne yapmalı?” diye sorarken bazı öneriler ortaya atıyor.

Haberin Devamı

“Suriyeli mültecilere vatandaşlık... Bu ülkenin genlerini değiştirecek, toplumsal, etnik, ekonomik ve güvenlik yapısını altüst edecek, vahim sonuçları on yıllara yayılacak yanlış bir karardır. Ve bu ülkenin 78 milyonluk ev sahiplerinin rızası olmadan sadece bir kişinin keyfi kararı ile Meclis’te bir torba yasanın içine sokuşturulup, alınamaz.”

 

Şiddetten uzak protesto ve kampanyalar öneriyor, “ama ırkçı ve aşağılayıcı algılanabilecek söylemlerden uzak” diyen Öğütçü, önerisini de şöyle açıklıyor:

 

“Madem her konuda ‘Hadi korkmayın millete gidelim’ deniliyor, bu konuda da ‘56 milyonluk laik, dindar, muhafazakâr, liberal, etnik milliyetçi ev sahibi seçmenin tercihi nedir, evlerine misafir gelenleri aile nüfusuna yazdırtmayı kabul ediyorlar mı?’ diye referanduma götürmek en doğrusu olabilir.”

 

Haberin Devamı

GÜNÜN SÖZÜ:

 

"HAREKETE geçilmediği sürece şiddeti dua ederek durduramazsınız.” Malcom X

 

KARS TREN GARI YENİLENDİ!

 

KALİTELİ iş çıkarmak için, nitelikli malzeme kullanmak gerekir. Ancak ülkedeki mevcut insan ‘mal’zemesi buna izin vermiyor.

 

‘Suriyeli vatandaşlar Türkiye’yi altüst eder’

 

HANGİSİ DAHA AVANTAJLI!?

 

ORHANGAZİ geçişi için ben de bir şey söyleyeceğim:

 

I. Boğaziçi Köprüsü 1.560 metre. Pendik-Yeşilköy arası 45 km.

Geçiş: 4.75 lira.

Osmangazi Köprüsü 2.682 metre. +12 km yol.

Geçiş: 89 lira.

Biraz matematik kafası gerekiyor sanırım.

Ülkü ÇETİNKANAT

 

TAHIL ÜRETİM VE KULLANIMINDA ÖZENSİZLİKTEN BÜYÜK KAYIP VAR

 

Haberin Devamı

TZOB Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, “Bu üretim döneminde, 1.7 milyon tonu üretimde, 1 milyon tonu kullanımda olmak üzere 2.7 milyon ton tahılı kaybedeceğiz. Kaybın toplam tutarını en düşük fiyatlardan hesaplasak bile 1.4 milyar lirası üretimde, 0.8 milyar lirası kullanımda olmak üzere 2.2 milyar liraya yaklaşıyor. Hasatta dane kaybı yüzde 3’ü geçmemeli. Oysa buğdayda yüzde 5.5, arpada yüzde 6 üretim kaybı var.”

 

Yıllardır o kadar uyarı yapılır, bu kayıplar engellenemez. Çiftçinin bu özensizliği karşısında fiyat indirimi yapılsa nasıl olur?

 

‘SAVCI BEYİ RAHATSIZ EDEMEM ÇÜNKÜ...’

 

VATANDAŞ Murat Doğukanlı yazıyor:

 

Geçen cuma günü 86 yaşındaki annemi de alıp ailemle birlikte bayram tatilimizden yararlanıp Ankara Ayaş yakınlarındaki termal tesislerine geldik. Aynı gün saat 16.00’da annemin apartman görevlisi telefonla arayıp, “Teyzeye icra kâğıdı geldi, evde olmayınca muhtara götürdüler” dedi.

 

Haberin Devamı

Adliyeler pazartesi yarım gün açık olduğundan itiraz edebilirmişiz. Kaldığımız tesisten Beypazarı Adliyesi’ne gittik; gelen giden yoktu. Hemen Adana İcra Müdürlüğü’ne sordum. Beypazarı Adliyesi’ne başvurmamız gerektiğini söylediler. “Ama kapalı” deyince, “Olur mu? Burası nasıl çalışıyorsa orası da çalışmak zorunda. Cumhuriyet savcısına şikâyet edin” yanıtı aldım. Adliyenin telefonları sağır duvar.

 

Polisin, 7631919 numaralı telefonunu arayıp savcıya nasıl ulaşacağımı sordum, sormaz olaydım. “Kardeşim bu mesele için savcı beyi rahatsız edemem. Fırça mı yiyeyim! Bu adli konu değil. Gidin hangi icra dairesiyse oraya başvurun”, “Memur bey bakın belki bir yanlış anlaşılma vardır. Sayın savcım belki bu yanlışlığı düzeltebilir, mağduriyetten kurtarabilir.” Çat... Neyse Beypazarlı bir avukata ulaştım; sağ olsun çok yardım etti.

 

Haberin Devamı

Yarım saat sonra adliyeden birilerini bulmuş, onlar da “Bize yarım gün çalışılacak diye bir talimat gelmedi” demişler. Ankara Batı Adliye Sarayı’nda İcra Müdürlüğü’ndeki memur telefonda 12.30’a kadar açık olduklarını, Beypazarı’nın da açık olması gerektiğini söylüyor ve ekliyor, “Biz çalışırken onlar tatil yapıyorsa tayinimizi oraya isteyelim” diye takılıyor. “Yetişir miyiz?” diye tüm trafik kurallarını çiğneyip Ankara’ya gittik. Ama ulaştığımızda mesai bitmişti.

 

Bunu hangi açıkgöz biri gönderdi? Düşünüyorum, bu icra işlemi ocağımızı batıracak büyüklükte midir?..

 

BİLİYOR MUSUNUZ?

 

GÜMÜŞSUYU, Beyoğlu İnönü Caddesi Miralay Şefik Bey Sokağı’nda bulunan, AK HAN, binanın arkasına koyduğu ve 24 saat aralıksız 150 DSB’den daha yüksek bir ses birimi ile çalışan havalandırma motorlarından komşuların rahatsız olduğu hiç düşünülmez mi diye A. Günalp’ın sorduğunu... m ‘ATATÜRK ve CHP Sevdalıları’ grubunun adını değiştirerek “CHP Dayanışma” yapıldığını...

 

Haberin Devamı


Frankfurt’ta bayram sabahı

 

BİR Ramazan ayı daha sona erdi… Kuran’da Bakara Suresi’nin 185. ayetinde, “Kuran’ın bu ayda indirildiği” yazar.  Kadir Gecesi de Ramazan’dadır. Ayrıca Hicri takvimin Recep, Şaban, Ramazan aylarına “üç aylar” denilir.  İslamda beş kutsal geceden dördünün bu aylarda olması, bu aylarda daha çok ibadet, hayır-hasenat yapılmasını sağlar. Dinin temeli aslında inanç, ibadet ve ahlak üçlüsüdür. İşte Ramazan’da İbadet kısmına oruç ve teravih de eklenir. Bu da Ramazan ayını diğer aylardan farklı kılar. Bunları niçin yazıyorum… Çünkü bugün Bayram… Ramazan Bayramı… Nereye baksanız  bayram yazısı görürsünüz. Çoğu “Nerde eski bayramlar” diye başlayan nostaljiden ileri gitmiyor… Daha önceki yıllarda da yazmıştım. Şiir severlere Yahya Kemal Beyatlı’nın “Süleymaniye’de Bayram Sabahı” şiirini okumalarını tavsiye ederim. Hatta şair Behçet Necatigil bir adım ileri giderek ona “şiir-öykü/hikaye” der. Voltaire de şöyle demiş… “Şiirin düz yazıdan farkı şudur, az kelimeyle çok şey söylemektir” Beyatlı, Cumhuriyet sonrası Türk şiirine damga vuran kişilerdendir. 

 

Beyatlı’nın bu şiirinde din, tarih, sanat ve millet kavramlarının bir sentezini sunmakta… Şiirde kadim bir mekan Süleymaniye Camii ile bir bayram sabahı birlikteliği vardır.  Süleymaniye Camii, klasik Osmanlı mimarisinin en güzide eserlerinden, Osmanlı’nın en muhteşem camilerinden biridir. 1551 - 1558 arasında Mimar Sinan tarafından inşa edilmiştir.  

 

Beyatlı, kendisini bir bayram sabahı Süleymaniye Cami’sinde bayram namazını beklerken bulur. Şiirde, tan yeri ağırırken cami gökten meleklerle, yerden insanlarla cami hızla dolmakta… Bayram namazı için gelenler dili, imanı, gönlü ortak veya aynı insanlar… Camide ortak bir ruh ortaya çıkmış, birliktelik oluşmuş… 

 

Bu şiirle ilgili yorumlara göre,  Beyatlı bu şiiriyle birliktelik temasını işliyor,  toplumdaki mevcut ayrılıkları da dolaylı da olsa gidermeyi amaçlıyor. Birliktelik bugün de çok arzu edilen bir hedef değil mi… Bazı yorumlara göre ise kendi kültürünün tam farkında olmayan şair Süleymaniye Camisi ve caminin manevi anlamında kendisiyle hesaplaşıyor. Farklı yorumlar var…

 

 “Süleymaniye’de Bayram Sabahı” uzunca bir şiir… Tüm şiiri buraya yazmak mümkün değil… Arı Türkçe değil ama anlamak mümkün… İnternetten bulup okuyabilir, kendinize göre yorumlayabilirsiniz…  

 

Bu sabah ben de bayram namazını Frankfurt Merkez Camii’nde kıldım… Cami tıklım tıklımdı… Frankfurt Başkonsolosu Mustafa Çelik de geldi… Bayramın belki de en güzel yanlarından biri de bayramlaşma galiba…  Namazdan sonra insanların birbirlerini tanısın veya tanımasın tokalaşarak, kucaklaşarak birbirleriyle bayramlaşması değişik bir atmosfer oluşturuyor. Hayatımda belki de ilk kez gördüğüm bir kişi gelip sanki kırk yıllık ahbapçasına tokalaşıyor, kucaklaşıyor… Caminin içini, avlusunu "Bayramınız mübarek olsun” “Hayırlı bayramlar" sözleri kaplıyor… Belki de insanlar kısa bir süre de olsa böyle bir birlikteliğe hasret çekiyorlar… Yahya Kemal Beyatlı da  galiba bunu vurguluyor şiirinde…Halit ÇELİKBUDAK

 

MESAJ PANOSU

 

- PUTİN bilimsel incelemeler ve araştırmalar sonucu hazırlanan, Rusya’ya GDO’lu ürünlerin girişini ve bu ürünlerin üretimini yasaklayan yasayı onayladı. (TASS Ru.)

 

- RUSLARA ucuz tatil... Suriyeli’ye sınırsız ücretsiz imkânlar. Teröriste “onurlu ve gururlu” olma imkânı! Türkler üvey!... R.Ö.

 

- Laiklik dediğimizde alay edenler... Cumhuriyet deyince darbeci diyenler... Aydınlanma deyince çağdışı diye alay edenler. Şimdi dövünüyorlar. Rıfat ESMER

Yazarın Tüm Yazıları