Anne, arkadaşına dikkat et…

‘Işıklar Sönünce’, annesine musallat olan kötü bir ruhla mücadele eden bir genç kızın hikâyesini anlatıyor. Film, ait olduğu kulvar açısından ortalama bir çabanın ötesine gidemiyor.

Haberin Devamı

Malum, son dönem gerilimlerinin favori konusu ‘Evlere çöreklenen kötü ruhlar’... Bu tema haftanın yenilerinden ‘Işıklar Sönünce’de (‘Lights Out’) de sürüyor. İsveçli David F. Sandberg’in 2013 tarihli kısa filminin, kendisince uzatılmış hali konumundaki çalışma, yetişkinlik döneminde evinden ayrılmış Rebecca adlı genç bir kızın küçük kardeşi Martin’le birlikte annesi Sophie’ye musallat olan (arkadaş demek de mümkün aslında) karanlık bir güce karşı verdikleri mücadeleyi anlatıyor.Her şeyiyle küçük ölçekli bir proje olan ‘Işıklar Sönünce’, birkaç ilgi çekici sahnesiyle izleniyor ama genel çerçevede aynı kulvarda yer aldığı onca filmin yanında sıradan etiketinin dışına taşamıyor. William Friedkin’in ‘The Exorcist’inden bu yana birçok yapımın kullandığı bu rotada bilindiği gibi son dönemde özellikle James Van imzalı ‘Korku Seansı’ (‘The Conjuring’) öne çıkmıştı (ki onun da ikincisi sıradandı). ‘Işıklar Sönünce’ bu tür yapımlardan farklı olarak en azından öyküsünün arka planını Hıristiyanlık öğeleri etrafında kurmuyor. Hoş, Sandberg de senaryosunu Eric Heisserer’le birlikte kaleme aldığı filminde kendi içinde açıklamaya muhtaç bölümlerin olduğu bir yapıta imza atmış. Filmin artısı ise Diana adlı karanlık gücün öyküde dozunda kullanılması olmuş.Rebecca’da Avustralya kökenli Teresa Palmer (ki ismi sanki bir David Lynch karakteri gibi!) göz doldururken anne Sophie’de de Maria Bello her zamanki standartlarında.‘Işıklar Sönünce’ vasat bir çalışma ama yaratıcısı Sandberg, ‘Korku Seansı’nın bir yan ürünü niteliğindeki etkileyici ‘Annabelle’in devamı ‘Annabelle 2’nin yönetmenliğini üstlenmiş bile...  

 

Haberin Devamı

HAFIZA-İ BEŞER...

 

Alzheimer başlangıcındaki yaşlı bir adam, bakımevindeki eski dostu Max’le birlikte plan yaparak Auschwitz’de ailelerini katleden eski bir nazinin peşine düşer. Atom Egoyan’ın imzasını taşıyan ‘Hatırla’ya Christopher Plummer’ın performansı damga vuruyor.   

 

Haberin Devamı

Naziler üzerine hâlâ film çekilebilir mi? ‘Piyanist’, ‘Saul’un Oğlu’ gibi son dönem örnekleri, “Evet, konu ve üslup olarak sinemanın bu güzergâhta daha kat edebilecek mesafesi var” dedirtti. Bu haftadan itibaren salonlarımıza uğrayan ‘Hatırla’ (‘Remember’) da söz konusu meselede ana arterden hafifçe kıvrılarak ara bir yola sapan, kendi içinde farklı bir bileşime sahip olan bir yapım. Kanadalı yönetmen Atom Egoyan’ın imzasını taşıyan film, alzheimer başlangıcındaki yaşlı bir adamın geçmişiyle hesaplaşması üzerine kurulu...

 

Önce kısaca öykü diyelim: Bir yandan eşi Ruth’u kaybetmenin acısı, öte yandan hafızasına ilişkin problemler... 90’lı yaşlarındaki Zev, eski bir Auschwitz mahkûmudur. Kaldığı bakımevindeki dostu Max, ondan eski bir hesabı kapatmasını ister: Auschwitz’de ailelerini katleden ve hâlâ yaşadıklarını düşündükleri bir naziyi bularak öldürmek. Otto Wallish adlı bu kişi artık Rudy Kurlander ismini taşımaktadır. Lakin şöyle bir sorun vardır; Kuzey Amerika’dan Kanada’ya uzanan bir hatta, bu ismin sahibi dört kişi bulunmaktadır. Kaybolan hafızasının eksik parçalarını, Max’in eline tutuşturduğu mektuplar vasıtasıyla tamamlayan Zev, gerçek Kurlander’i bulmak için yollara düşer.

 

Haberin Devamı

‘OLMAK İSTEDİĞİM YER’LE YAKIN AKRABA

 

‘Hatırla’, genel olarak nazi filmleri’ kategorisine dahil edilecek bir çalışma olmasına rağmen iş ayrıntılar boyutunda hafızasıyla problemleri olan ana karakteri itibariyle ‘Memento’, ‘Still Alive’ gibi filmlerle akrabalıklar kuruyor. Ama öykünün genel çizgisi, Atom Egoyan’ın yapıtı en çok Paolo Sorrentino imzalı ‘Olmak İstediğim Yer’i (‘This Must Be the Place’) çağrıştırıyor. Hatırlanacağı gibi söz konusu yapımda yaşlı bir rock’çı, babasının ölümünün ardından yine eski bir hesabı kapatmaya çalışıyordu. Sean Penn’in canlandırdığı İrlanda’dan kalkıp Amerika’ya giden müzisyen burada, babasına toplama kampında onca acıyı çektiren ve yaşayıp yaşamadığı belirsiz naziyi bulmak için çabalıyordu.

 

Haberin Devamı

Kast direktörü ve yapımcı Benjamin August’un ilk senaryo çalışması olan ‘Hatırla’, Sorrentino’nun filmindeki ana eksene alzheimer olgusunu ve kendi içine kapanan bir meseleyi ekliyor. Egoyan da çeşitli duraklarda gezinen (ve birkaç yerinde inandırıcılık sorunları bulunan) bu öyküyü sakin ve etkileyici bir rejiyle önümüze getiriyor.

 

‘Hatırla’nın en dikkat çekici yanı ise kuşkusuz ana karakteri canlandıran Christopher Plummer’ın olağanüstü performansı. Kanada doğumlu aktör, 86 yaşının baharında (film geçen yıl çekildiği için 85 dememiz daha doğru galiba!) döktürüyor. Keza bir başka büyük oyuncu Martin Landau da (namıdiğer çocukluğumuzun o eşsiz dizilerinden ‘Uzay 1999’un Kaptan Koenig’i), Plummer’a eşlik ediyor (ki o da 88’inde).

 

Haberin Devamı

Sonuç itibariyle ‘Hatırla’, insanlık tarihinin utanç dolu sayfalarına tekrar bakarken elbette “Bazı şeyleri hep hatırlamak ve de hiç unutmamak lazım” türü bir mesajın da peşine düşüyor. Kaçırmayın derim...

 

ZAMANINDA KAÇIRANLAR İÇİN

 

İstiklal Caddesi’nin emektar sinemalarından Beyoğlu, yaz boyunca ayakta kalma adına bir hamleye soyundu. Bu hamle doğrultusunda ‘Başka Sinema’ olarak yenilenmesine katkıda bulunulan Beyoğlu Pera Sineması’nda yaz boyunca yılın en beğenilen yapımları 10 TL’lik indirimli bilet tarifesiyle
seyirciyle buluşuyor.

 

Bu haftanın gösterimde olan iki filmi ise ‘45 Yıl’ (Yönetmen: Andrew Haigh) ve ‘Victoria’ (Yönetmen: Sebastian Schipper). Zamanında kaçıranlar için diyelim...

 

 

VE DİĞER SEÇENEKLER...

 

Haftanın mönüsünde yer alan diğer  yapımlar ise şöyle:

 

- Hain / Our Kind of TraitorYön: Susanna White, Oyn: Susanna Ewan McGregor, Stellan Skarsgard, Damian Lewis, Naomie Harris, Dolya Gavanski, Velibor Topic, Alec Utgoff, Carlos Acosta, Mariya Fomina◊ Kanlı GirdapYön: Patricio Valladares, Oyn: Selma Ergeç, Selim Bayraktar, Gianni Capaldi, Natalie Burn

 

- Amman Hocam 2 / Les Profs 2Yön: Pierre François-Martin Laval Oyn: Christian Clavier, Isabelle Nanty, Pierre François



        

Yazarın Tüm Yazıları