Türk demokrasisi ve Obama

ABD Başkanı Barack Obama, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile görüştü.

Haberin Devamı

13 Kasım Paris saldırılarının gölgesinde geçen 15 Kasım’daki o görüşmenin hemen ardından olaylar üst üste geldi. Örneğin , 9 gün geçtikten sonra Türkiye bir Rus uçağını düşürdü. Tabii, o kadar “stratejik” işler vardı ki, Amerikan tarafı açısından Türkiye’de demokrasinin, özgürlüklerin durumuna sıra gelmedi Antalya’daki görüşmede. Ve görüşmenin ardından hükümet içeride elinin güçlendiğini düşünürken basını hedef alan bir dizi tasarruf gündeme geldi. Görüşmeden 11 gün geçtikten sonra, yine yaşanan harala gürelenin ve “stratejik” işlerin de avantajıyla Can Dündar ile Cumhuriyet Ankara Temsilcisi Erdem Gül tutuklandı.

 

*

 

BU olayları şimdi neden Obama ve Erdoğan görüşmesinden başlayarak ele aldığıma gelince. Ben aslında hepsinin sonunda aynı soruna işaret ettiğine inanıyorum.Türkiye’nin hukukun üstünlüğüne dayanan, kuvvetler ayrılığının uygulandığı, özgürlüklerin ve insanların can güvenliklerinin öncelikli kabul edildiği bir yönetim anlayışına sahip olmaması... Bunun sonucunda bölgesel istikrara katkı sağlamayan politikalar üretmesi...Türkiye üzerinde gerçekten bir kaldıraç gücüne sahip uluslararası tek aktör olan ABD Yönetimi’nin ise Türkiye’de yaşanan demokrasi ve basın özgürlüğü alanındaki sorunların giderilmesi için bunları dile getirmekten kaçınması... Ve onun yerine, kendi belirlediği çıkarları uğruna Türkiye’deki bu çarpıklıklardan istifade etmeye çalışması. Karışıklığın ortasında, geçen temmuz ayında yaptıkları gibi İncirlik Anlaşması gibi işlere kalkışması.

 

 

*

 

Haberin Devamı

PEKİ oldu mu? Demek istediğim, Türkiye kayarken, demokrasisi aşınırken, basın özgürlüğü gerilerken, Amerikalıların çıkarları bu işten olumlu mu etkilendi?

 

İşte bölgede İran gibi çetrefilli bir işi tam da olması gerektiği gibi ele alan Obama Yönetimi’nin konu Türkiye olunca akıl almaz biçimde çuvalladığı yer de burası. Hayır. Hatta tam tersine, “stratejik” diye diye yürüttükleri demokrasiyi göz ardı eden Türkiye politikası yüzünden hayati saydıkları ulusal güvenlik tehditleri daha da büyüdü. Nasıl mı?

 

Haberin Devamı

1) Cumhuriyet, Türkiye’den Suriye’ye gönderilen silah yüklü TIR’ları haber yaptığı için cezalandırıldı.

 

2) Kontrolsüz silah sevkiyatları yüzünden büyüyen Suriye’deki iç savaş, bölgeyi radikal unsurların eline düşürdü.

 

3) Yüzbinlerce insan ölürken, evlerini terk etmek zorunda kalan milyonlarcası Avrupa’yı da tehdit eden bir mülteci krizi yarattı.

 

4) Avrupa çaresiz kalınca ve Amerikalılar da angaje olmak istemeyince ihale Ruslara kaldı. Ukrayna yüzünden yaptırımlar altında sıkışmış Ruslar durumu bir fırsata çevirebileceklerini düşünüp bataklığa balıklama atladıklarında da, karşılarında Türkiye’den giden lojistik destekle de semirmiş cihatçı grupları buldu.

 

Haberin Devamı

5) Türkiye’yle yaşanan itişmede sonunda Ankara bir Rus uçağını düşürdü.

 

6) Obama Yönetimi de, bu işten nasıl sıyrılırım diye kara kara düşünmeye başladı. Türk-Rus gerginliği, NATO taahhütleri nedeniyle kendisine sirayet etmesin, Ruslar bu olaydan Washington’ı sorumlu tutmasın diye var gücüyle çalışmaya başladı.

 

*

 

O yüzden çarşamba günü Pentagon’da görüştüğüm üst düzey yetkili, Türkiye’nin Rusya’ya cevabını “orantısız” (unproportional) ve “çok ağır” (heavy handed) bulduklarını söyleyip, Türkiye’nin hava sahasını korumaları için 6 Kasım’da İncirlik Üssü’ne konuşlandırılan 6 adet Amerikan F-15 savaş jetinin halen eğitim uçuşları yaptığını, uçakların şimdiye kadar hiç devriye görevine çıkmadıklarını ve bundan sonra da çıkmayabileceklerini söyledi. Amerikalıların bu olay yüzünden duydukları tedirginliğe ve Ruslarla karşı karşıya gelmek istemediklerine işaret eden en net açıklamaydı bu.Artı, bu olay nedeniyle Ruslara kaptırmak istemedikleri Suriye’deki Kürtlere de bazı olanaklar sunmaya hazırlanıyorlar. Daha önce PYD Lideri Salih Müslim’in defalarca reddedilen ABD vize başvurusunun bu kez olumlu sonuçlanacağını öğrendim. Salih Müslim’le konuştum. Geçen ay Brüksel’de tekrar yaptığı başvuruyla ilgili henüz cevap verilmemiş. Ancak, “Başvuru onaylandığında Washington’a gelmek istiyorum. Moskova’da Demokratik Özerlik Derneği olarak bir ofis açıyoruz. Washington’da da bir temsilcilik açmak istiyoruz” dedi.

 

*

 

Haberin Devamı

İŞİN koptuğu yer aslında çok önceye gidiyor. Amerikalıların Türkiye’deki demokrasi ve özgürlükleri geri plana atan yaklaşımları yüzünden tırmanan bu işlerin nasıl toparlanacağı da o yüzden cevabı çok zor bir soru.

 

Çünkü halen aynısını yapmaya devam ediyorlar.

 

Bu hafta Dışişleri Bakanı John Kerry Kıbrıs’a gidiyor mesela. Perşembe adada olacak. Türkiye ile yakın çalışıp Kıbrıs sorununu çözmek istiyorlar. Ankara da “Çözeriz tabii, gelin gelin” deyip hikâyeyi ikili ilişkilerde kendi lehine olacak biçimde kullanmayı sürdürüyor.

 

*

 

CAN Dündar ve Erdem Gül’ün tutuklanmaları bir kez daha gösterdi. Türkiye’de özgürlükleri için çaba sarf eden insanlar, bu mücadelelerinde çok yalnızlar. Ve Obama’nın Türkiye gezisi öncesi bu yönde oluşan beklentinin aksine, Türkiye’de basına yönelik her darbede sürekli tekrarladığı, hiçbir sonuç vermeyen “derin endişe” açıklamalarıyla artık inandırıcılığını yitiren Washington da bu duruma kayıtsız.

 

Haberin Devamı

Korkmadan sıkı sıkıya kenetlenmekten başka bir çare yok.

Yazarın Tüm Yazıları