Babacan’ı ikna eden telefon

Haberin Devamı

Ankara kulislerinden edindiğim bilgilere göre, Başbakan Davutoğlu o ana kadar süren ikna turlarında aday olmaya razı edilemeyen Ali Babacan’ı listelerin YSK’ya verildiği cuma günü saat 14.30’da telefonla aradı. Babacan’a, yeni dönemde, olası bir AK Parti iktidarında, “Ekonominin yönetiminde belirleyici rolünü sürdüreceğine” ilişkin çok kuvvetli mesajlar verdi. Babacan Ankara 1. bölgede 1. sırada aday gösterilmesini kabul etti.

Babacan’ı ikna eden telefon

12 yıl 9 ay önce bakanlık koltuğuna oturduğunda Ali Babacan, gün gelip kendisinin ekonomide bir çıpa haline geleceğini, üstelik bunun Financial Times tarafından yazılacağını tahmin eder miydi?
Hiç sanmam.
Ancak öyle oldu.
Babacan 7 Haziran’da 3 dönem kuralı nedeniyle aday olmamıştı, 1 Kasım seçimlerinde ise kendi isteğiyle aday adayı bile değildi.
Kırgındı...
İki yıllık dışişleri bakanlığı da dahil ekonominin patronu olmasına rağmen çok zorunlu kalmadıkça iç siyasetle ilgili yorumlardan kaçınmış, siyasi hesaplaşmaların içinde olmamıştı.
Dışarıda ve içeride Türk ekonomisinin parlak döneminin mimarı olarak gösteriliyordu. Ancak bizzat kendi partisi, bakan arkadaşları, hatta dönemin Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından eleştiriliyordu.
Üstelik Cumhurbaşkanlığı sonrasında Erdoğan’ın eleştirilerinin dozu da artmıştı.
Son dönemde Babacan’ın Erdoğan’ın gözünden düştüğü, yeni dönemde ekonominin patronluğunun başka isimlere verileceğine ilişkin yaygın bir kanı vardı.
Neticede son dönemde fazlasıyla yıprandığından mıdır, yoksa gerçekten Babacan Tekstil’in başına geçmek, içinde bir ukte mi kalmıştır bilmiyoruz ama kararı kesindi.
Babacan, 1 Kasım seçimlerinde aday olmayacaktı, milletvekilliği ve bakanlık defterini artık kapatmıştı. Ama cuma günü bizzat Başbakan Ahmet Davutoğlu’dan gelen o son telefon Babacan’ı ikna etmişti.
Peki ama nasıl?

Haberin Devamı


İKNA TURLARI SONUÇSUZ

Haberin Devamı


Dün bu konuda bilgi almak için yoğun bir görüşme trafiğine girdim. Davutoğlu’nun Babacan’ı nasıl ikna etmiş olabileceğine ilişkin sır perdesini aralamak için Ankara’dan elde ettiğim bilgiler çok ilginç.
Tüm bulgular, Babacan’ın son dakikaya kadar kesinlikle ikna olmadığını gösteriyor.
AK Parti içinden Babacan’a yakın isimler devreye girmesine, Davutoğlu’nun çok uğraşmasına, defalarca ikna turları gerçekleştirilmesine rağmen aday olmaya razı edilememiş.
Kırgınlık ve kaygılarını bu ikna turları sırasında muhataplarıyla paylaştığını düşünüyorum.
Aday olsa bile olası bir AK Parti hükümetinde ekonomi yönetiminde ahenk olmayacağı yolundaki kaygılarını dile getirdiğini tahmin ediyorum. İkna turları sırasında kaygılarını giderecek güvenceler verilemediğinden olsa gerek Babacan’ın “Ben artık yokum” kararı hiç değişmemiş.
Ta ki cuma günü saat 14:30’da bizzat Başbakan Davutoğlu arayıncaya kadar...

Haberin Devamı


‘ADAY GÖSTERDİM’ TELEFONU


Başbakan Davutoğlu’nun aday listesinde Babacan’ın olmamasının potansiyel maliyetini en iyi bilen isimlerden biri olduğuna eminim.
Dünya ve Türk ekonomisinde dengelerin değiştiği, piyasalarda kara günlerin yaşandığı son derece kırılgan bir ortamda Babacan’ın isminin o listede olmaması, milletvekilliği ve bakanlıktan çok öte bir anlam taşıyacaktı.
Uluslararası finans çevrelerinde, piyasalarda Türk ekonomisine, mali disipline duyulan güvende o dakika itibariyle riskler oluşacaktı.
Ankara kulislerinden edindiğim bilgilere göre, Davutoğlu’nun Babacan’a telefondaki ilk sözleri “Hayırlı olsun, sizi Ankara 1. bölgeden aday gösteriyorum” oldu. Hemen ardından ekonominin kırılganlığından, seçimin öneminden bahseden cümleler sarf etti. Ancak Babacan’ı asıl ikna eden sözleri başkaydı. Davutoğlu, Babacan’a, yeni dönemde olası bir AK Parti iktidarında, “Ekonominin yönetiminde belirleyici rolünü sürdüreceği” yönünde çok kuvvetli mesajlar verdi. Ardından da “Sizden vazgeçemeyiz, partimizin ve Türkiye’nin size ihtiyacı var” dedi.

Haberin Devamı


MERAK EDİLEN SORULAR


İşte Başbakan Davutoğlu’nun yasal sürenin sona ermesine çok yakın bir zamanda, cuma günü saat 14:30’da Babacan’ı ikna eden telefonunun şifreleri böyleydi.
Kuşkusuz, pek çok kişinin sürpriz olarak karşıladığı bu gelişmenin perde arkasında aydınlanmayı bekleyen daha hâlâ çok soru var. Örneğin Erdoğan ve özellikle de kulak verdiği ekonomi kurmaylarının Babacan’ın ekonomik görüşlerine sıcak bakmadıkları bir sır değil. Bu durumda Davutoğlu’nun Saray’ın Babacan’a dönük çekincesini aşıp aşmadığı, aştıysa nasıl bir diplomasi yürüttüğü Ankara kulislerinde ciddi bir merak konusu.
Babacan faktörünün Türk ekonomisi açısından gördüğü sigorta işlevini, sonunda Erdoğan da teslim etmiş olabilir mi?
Ne dersiniz?

Yazarın Tüm Yazıları