Lekelerden kurtulmak mümkün mü

Cilt problemlerinizle ilişkili sorularınızı yanıtlamaya devam ediyoruz ama şu noktanın altını bir kez daha çizelim: Cildiniz sizi sadece daha güzel, hoş ve genç göstermekle görevli değildir, sağlığınızı doğrudan etkileyen çok ama çok önemli işleri de o üstlenir.

Haberin Devamı

Örneğin D vitamini üretmek, su-elektrolit dengesini desteklemek, bağışıklığı korumak, ısı ayarını düzenlemek cildinizin işidir. Cildinize lütfen iyi bakın, onu koruyun, kollayın. Nemini, reaksiyonlarını, döküntüleri ve diğer sorunlarını dikkatle izleyin ve çözüm arayın.

LAZER Mİ, IPL Mİ?
Güneşin oluşturduğu deri hasarı günümüzün en önemli sorunlarından biridir. Güneş gerek yol açtığı güneş lekeleriyle, gerekse sebep olabileceği cilt kanserleri nedeniyle adeta korunulması gereken bir zararlı gibi algılanmaya başlanmıştır.
Güneşin tetiklediği deri hasarı, özellikle el, kol, yüz ve dekolte gibi güneşe açık bölgelerde kahverengi lekelerle kendini gösterir. Leke sorunu ile baş etmenin birinci kuralı, yoğun ve kontrolsüz güneşten korunmadır.
Leke tedavisi sırasında ve sonrasında da, yani hayat boyu, güneş koruyucu kullanmak zorunludur. Çünkü 5 dakikalık bir zaman diliminde bile güneş ışığı renk hücrelerini uyarabilir.
Kış aylarında en az 15 SPF, yaz aylarında 50’nin üzerindeki SPF’ye sahip güneş koruyucuları sürmek gereklidir. Tedavide bazı kremler etkili olabilir, ancak tedaviye cevap almak uzun zaman alır ve sabırla her gün ilacı sürmek gerekir.
Cilt lekelerinin tedavisinde etkili olan başlıca maddeler; hidrokinon, tretinoin, adapalene gel, askorbik asit (C vitamini), kojik asit, azaleik asittir. Kimyasal peeling, mikrodermabrazyon ve kriyoterapi de tek başlarına veya diğer tedavilerle kombine uygulanabilir.
Ancak günümüzde bu tip cilt lekelerinden en çabuk ve etkili bir şekilde kurtulmanın yolu, lazer ve IPL gibi ışık teknolojileridir. 2-3 hafta aralıklarla 1-3 seansta sonuç alınır. Acısızdır.
Burada önemli olan, öncelikle bu lekelerin bir dermatoloji uzmanı tarafından değerlendirilmesi ve bu lekelerle karışabilecek olan bazı ben kanseri (malign melanom) ve ben kanserine dönüşme potansiyeli olan benlerden ayırt edilerek, güvenli bir şekilde, lazer veya diğer uygulamaların yapılabilmesini sağlamaktır.

Haberin Devamı

SELÜLİT NASIL OLUŞUR?
Selülit, sıradan bir kilo problemi veya ödem sorunu değildir. Kilo verseniz de selülitlerinizden kurtulamayabilirsiniz. Asıl problem, beden yağının vücuda yanlış yayılması ve bölgesel olarak farklı tarzda birikmesidir. Selülitin oluşmasına derideki değişikler ve beslenme bozuklukları da zemin hazırlar.
Derinin en üst tabakası olan epidermisin hemen altında yer alan dermis tabakasında oluşan kan ve lenf dolaşımı bozuklukları selülitte en sık görülen problemlerdir. Bu dolaşım bozukluğu zamanla daha da artar. İncelen damar duvarları çevredeki dokulara sıvı kaçırmaya başlar. Bu durumda dokulara gereken oksijen ve besin unsurlarını taşıyamayacak hale gelir. Damar sistemindeki bu bozulma, dokulardan atılması gereken toksinlerin o bölgede birikmesine neden olur. Sonuç bellidir: Selülit!
Kadınlık hormonları da bu sürece az çok katkıda bulunur. Östrojen fazlalığı hem yağ hücrelerini büyütür, hem de dolaşım bozukluğunu artırır. Ayrıca dermal tabakada bulunan fibroblast denilen hücreleri uyarırlar. Bu hücreler vücudun yangısal süreçlerinde nebde dokusu oluşturmakla görevlidir. Kısacası östrojen fibroblastları uyararak o bölgede bir yangısal süreç de başlatır.
Selülit oluşumuna sadece derideki değişiklikler ve hormonlar sebep olmaz. Dengesiz ve sağlıksız beslenme, sedenter bir yaşam tarzı da en az ciltteki yapısal değişiklikler kadar önem taşır. Bu nedenle selülit oluşumu bir faktöre değil, birden çok faktöre bağlıdır.

Haberin Devamı

RADYOFREKANSLA GENÇLEŞMEK MÜMKÜN MÜ?
Cilt gençleştirmede kullanılan yeni teknolojik yöntemlerden biri olan radyofrekans sistemleri ile cilt altındaki kollajeni ısıtarak yeni kollajen üretimini sağlamak ve böylece ciltte toparlanma ve kırışıklarda azalma sağlamak tek seansta mümkün olabilmekte.
Yüz ovalinde, göz çevresinde ve boyunda toparlanma 1-2 ay içinde gözlenmekte, 6 ay içinde tam etkisini göstermekte ve bu etki 1-1,5 yıl sürmekte diyebiliriz. Kişiye uygulandığı yaşla, cilt tipiyle, sigara içip içmediği ile ilgili faktörleri de dikkate alırsak 5-10 yaş arasında bir gençlik sağlamak mümkün olabilmekte.
Bu uygulamayı yaptırdıktan sonra kişi bugüne kadar cildi için yaptığı yanlışları düzeltirse (güneşten korunmamak, sigara kullanmak, mimik yapmak gibi) bu uygulamanın faydasını daha fazla hissedecektir.
Bu arada doktorunun önereceği antioksidan besin destekleri ve vitamin, mineral takviyeleri ile cildini içten besleyip dıştan desteklemesi ile aynaya baktığında gördüğü yüzden mutlu olacaktır.

Haberin Devamı

BOYUN KIRIŞIKLIKLARI ENGELLENEBİLİR Mİ?
Boyun kırışmaları sadece kadınların değil, erkeklerin de canını sıkan bir yaşlılık değişimi. Eğer bu doğal yaşlanma işaretlerinin daha az gelişmesini istiyorsanız;
* Yüzünüzü nemlendirirken boynunuza da nemlendirici sürmeyi unutmayın.
* Yüzünüze yaptığınız dermokozmetik bakımları boynunuza da yapın.
* Boynunuzu düzgün ve dik tutmaya, etrafınıza vücutta dik açı oluşturacak şekilde bakmaya gayret edin.
* Fırsat buldukça boyun egzersizleri yapmaya, boyun bölgenize özellikle çene altınıza aşağıdan yukarıya doğru masaj uygulamaya gayret edin.
* Alçak bir yastıkta yatmaya çalışın.
* Yüzme ve diğer boyun kaslarını geliştiren egzersizlerin koruyucu etkisinden yararlanın.
* Kırışıklıkları azaltmada faydalı olduğu kabul edilen başlıca teknolojik yöntemlerden biri olan radyo frekansı dalgalarından ( Thermage, Titan ve benzeri teknolojiler) yararlanın.
* Boyundaki çizgiler ve bant şeklindeki sarkmalara bu konuda uzman bir doktora mezobotoks yaptırabilirsiniz.

Haberin Devamı

GÖZ KIRIŞIKLIKLARI GİDERİLEBİLİR Mİ?
Göz çevresi bir taraftan tekrarlanan mimiklere, diğer taraftan doğal yaşlanma süreçlerine bağlı olarak yaşlanma belirtilerin en çabuk ortaya çıktığı cilt kısımlardan biridir. Göz kısmak, stres sonucu aşırı alın ve yüz mimiği kullanmanın sonucu oluşan göz çevresinin ince çizgi veya kırışıklıklarını azaltmak kozmofarmasötik üreticilerinin başlıca amacıdır.
Eğer bu amaçla kullanılan ürünlerin içerisine uygun miktarlarda Argirelin, DMAE, Hyaluronic Asit, Yeşil çay özütü, Arnika Ekstraktı konulur, hele bu formüller biraz da Alfa Lipoik Asit, Koenzim Q-10 gibi antioksidan katkılarla güçlendirilirse göz çevresi kırışıklıklarını azaltmak mümkün olabilir.

Yazarın Tüm Yazıları