Bir başucu konseri

Çelik’in kâh bir kontrbas kâh bir kadının arkasında gün aşırı çıplak poz verdiği...

Haberin Devamı

Tüm bu etsel pazarlama pozlamalarına içsel alt metinler döşenmeye doyamadığı...
Üstelik aşırı iyi niyetine rağmen insanı soyunmaktan soğuttuğu...
Bebek Camii imamının ise yaşam tarzı guruluğuna soyunup Ömer Faruk Sorak’ın “8 Saniye” filmini cemaatine “İzleyin” diye tavsiye verdiği...(Restoran önerisinde de bulunur mu acaba?)
Dahası, saydığım bu sabun köpükleri içinde en fenası, Berkin Elvan’ın hayatını kaybettiği 11 Mart (yani bugün) için Sanat Meclisi’nin hazırladığı videoya katılan sanatçıların hedef haline getirildiği bir ortamda...
Yani tüm bu kafa karışıklığında...
Tüm bu deli bozuk ortamda...
Pazartesi gecesi Beyoğlu Jolly Joker’de sahneye çıkan Zuhal Olcay’ı dinlemek çok çok iyi geldi.
Uzun süredir bu kadar sahici bir konser izlememiştim.
Çünkü Zuhal Olcay çok şeffaftı.
Olduğu gibiydi. Heyecanlı, güçlü, duygusal...
Konser, yeni albümü Başucu Şarkıları-3 için düzenlenmişti.
Ama elbette eski albümlerden de şarkılar geldi. Mesela Ölsem de Bir Kalsam da Bir söylendi.
Ya da mesela o şarkı: Ankara’da aşık olmak zor iki gözüm...
Kısacası o gece arındık. İçimiz yıkandı.
İşte böyle, iki gözüm.

Haberin Devamı

Bir iyi bir kötü

Haberin Devamı

* Gezi Parkı’nın en azından dışarıdan görünen yerlerinin çiçeklendirilmesi İYİ...
Taksim Meydanı’nın ısrarla ve hatta bile isteye beton çölü bırakılması KÖTÜ...
* Taksi şoförlerinin “Abi bozuk yok ya” deyip para üstü vermeme sendromunu içselleştirmeleri KÖTÜ...
Uber ve benzeri aplikasyonların kredi kartınızdan çektikleri ücretin detaylı bir dökümünü bir de mail’le rapor etmeleri gayet medeni ve İYİ...
* Metin Hara’nın İnsana Güven adlı oluşumu ve Hürriyet Pazar’a düzenli yazı yazması İYİ...
Ama gazete yazılarında enerji işlerine kitabındaki kadar detay (hatta hiç detay) vermekten kaçınması (en azından onu takip eden bir okuru olarak) KÖTÜ...

Duman’ın son klibi

Haberin Devamı

Duman “Öyle Dertli” adlı şarkısının klibini bir mezbahada çekmiş.
Klip boyunca grubun arkasındaki manzara şu: Tavandan aşağı sarkıtılmış etler.
Hepsi yan yana sıralanmış, duruyor.
Solist Kaan Tangöze’nin içerideki soğuktan dolayı ağzından dumanlar çıkıyor.
Bir yandan da kesilmek üzere olan bir hayvanın bakışlarını izliyoruz.
Son günlerde izlediğim teması en iyi kliplerdendi.
Daha da sert bitebilirdi sonu.
Belki de televizyonlarda yayınlansın diye böyle yapıldı, kim bilir...

Seçim geliyor, eyvah

Eğlence sektörü bugünlerde tedirgin.
Nasıl olmasın?
Bir yandan dolar krizi bir yandan önümüz seçim.
İlk etkilenecek sektörlerden birisi her zaman eğlence sektörü oluyor. O yüzden herkes telaşta.
Albümümü, filmimi seçimden önce çıkarayım, yoksa yalan olurum telaşı bu.
Çok üzücü aslında.
Çok can sıkıcı.
Ama yapacak bir şey yok.
O yüzden, özellikle mayıs ayına kadar peş peşe yeni albüm/yeni film bombardımanına tutulacağız...

Yazarın Tüm Yazıları