Bayram nasıl geçti

Şoklardan şoklara savrularak geçti diyebiliriz.

Haberin Devamı

Mesela, Buket Uzuner’in Kumral Ada Mavi Tuna kitabını öğrencilerine önerdi diye hakkında soruşturma açılan öğretmenin haberi.
Bayramda çıkan en tatsız, en tuhaf haberlerden biriydi.
Neymiş, bu roman kızlı erkekli sınıfın zihin ve düşüncelerini sağlıksız etkileyebilirmiş.
İçinde sapkınlık ifadeleri varmış.
Soruşturma açanlar hangi kitabı okudu acaba?
Grinin Elli Tonu filan mı?
Benim bildiğim Kumral Ada Mavi Tuna öyle duygusal bir romandır ki, zihin ve düşüncelerin en fazla bu duygusal titreşimden dolayı günlerce etki altında kalabilir, durup durup ağlayabilirsin...
Ayrıca Grinin Elli Tonu da duygusal bir roman bence. Neresinden baktığına bağlı.
Ama biz olaylara hep bel altından bakıyoruz. Aklımız fikrimiz orada.
Bu hep böyleydi de, giderek daha çok böyle olmaya/coşmaya başladı.
Düşünün, Kumral Ada Mavi Tuna 1997’de yayınlandı.
Çıktığı dönem büyük ilgi görmüştü, hatırlıyorum.
Ve o zaman hiç böyle şeylerin içinde yer almamıştı kitap.

MESAJ FOTOĞRAFI

Bayramın en bayramlık şok fotoğrafı ise Seda Sayan’ın sevgilisinin elini öptüğü fotoğraf.
İstediğinin elini öper tabii Seda Sayan, bize ne.
Ama bu fotoğraf sanki bir mesaj.
Pek şahane bir algı yönetimi. Yoksa özellikle neden yayınlansın?
“Bakın, erkeğimin elini öper, saygıda kusur etmem” deniliyor bu fotoğrafla.
Muhafazakar erkek dünyasına göz kırpılıyor tatlı tatlı...

Haberin Devamı

Bodrum notları

◊ FİYATLARI İNDİRDİLER

Pazartesi yazmıştım, “Blue Marlin açılış gününde pahalı fiyatlarıyla konuşuldu” diye.
Çünkü bir plaj restoranının yeşil salataya 65, pizzaya 85, ana yemeğe 125 lira istemesi herkesi şaşırtmıştı.
Dün Blue Marlin’ciler aradı. Menüdeki fiyatları revize etmişler.
İçkiler de dahil olmak üzere yemek menüsündeki fiyatlar yüzde 25 ila 30 arasında indirilmiş.
Blue Marlin plajına gidip eğlenmek isteyen gençler için iyi bir haber bu.
Blue Marlin’ciler de yol yakınken en doğru olanı yapmış...

◊ HANGİ BODRUM?

Bodrum’da aslında bin tane Bodrum var.
Mesela Yalıkavak’ta Hande Yener’in, Berksan’ın yahut Hadise’nin açtığı plaja git, çılgın ve yorucu bir Türkçe pop kafasıyla karşılaşıyorsun.
Gençler Türkçe popla atarlanmaktan zaman zaman kavga da çıkarabiliyor.
Misal: Gülşen’in sahneye çıktığı gün La Plaj’da çıkan kavga lö kıyamet...
Gündoğan’daki Sail Loft’a git, orası ise Alaçatı kafası. Sörfçüler filan takılıyor, daha bohem...
Tüm bu çeşit çeşit kafaların ayrıntısı ise pazara, ‘Pazar Kafası’nda olacak.

◊ “EVDE KALMIŞSIN ZATEN!”

Bodrum’daki muhabbetler de çok renkli.
Mesela geçenlerde duyduğum şey hem komik hem de trajikti.
Adamla kadın barda karşılaşıyorlar.
Birbirlerini İstanbul’daki sosyal ortamdan tanıdıkları için sohbet ediliyor, havadan sudan, işten güçten...
Bir süre sonra kadın, “Ben otelime gidiyorum, iyi geceler” diyor.
Adam, “Ben de senin yöne gidiyorum, arabamla bırakayım mı?” diye bir teklifte bulunuyor.
“Peki” diyor kadın, arabaya biniliyor.
Adam tam otelin önüne geldiklerinde şöyle diyor: “Ee beni odana davet etmeyecek misin?”
Kadın şaşırıyor, “Yanlış anlamışsın beni” deyip kibarca konuyu kapatmaya çalışıyor.
Tam kadın arabadan inerken adam sinirleniyor ve bardaki o efendi halinden eser kalmıyor:
“Zaten yaşın 35, evde kalmışsın! Ne halin varsa gör.”

Yazarın Tüm Yazıları