Babamla görüşmüyorum

O bir güzellik kraliçesi. “Artiz Mektebi”nin de birincisi... Bu birincilik yüzünden sürekli Beren Saat’le karşılaştırılıyor. Ama kendisi bunu hiç önemsemiyor. Varsa yoksa oyunculukta aldığı yol...

Haberin Devamı

Şimdilerde Kanal D’nin iddialı dizisi “Şeref Meselesi”nde Kübra olarak karşımıza çıkan Burcu Biricik’le karın İstanbul’u esir aldığı gün buluştuk. Karşımda hanım hanımcık, sıcacık, güzeller güzeli bir genç oyuncu vardı.

* Burcu bu karda kışta, renkli ve ateşli görünelim diye çıkardık paltoları ama inşallah hastalanmayız. Sen bir de Antalyalısın, alışık değilsindir soğuğa?
- Donduk ama çaktırmadık değil mi (gülüyor). Antalyalıyım ama İstanbul’daki setler bundan çok daha soğuklara alıştırdı beni...

* Twitter hesabına baktım, kendinle ilgili neler yazmışsın acaba diye. Arka arkaya harfler var, bütünde hiçbir anlamı olmayan. Ne demek istedin?

- Herkes kendinden uzun uzun bahsediyor ya benim anlatacak bir şeyim yok. O demek...

* Hiç mi?
- Muhakkak vardır da benim için orası kendimi anlatacağım yer değil. O nedenle fıtı fıtı fıtı (gülüyor)...

Babamla görüşmüyorum
Fotoğraflar: Selçuk ŞAMİLOĞLU

* Nasıl kullanıyorsun sosyal medyayı?
- Aslında çok fazla kullanamıyorum. Önceden haber amaçlıydı. Artık haberlere de bakamıyorum. Son dönemde diziyle alakalı çok fazla yorum geliyor. Onları okuyup mutlu oluyorum.

* Kraliçesin sen...
- Yani...

* Bu konu açılınca hep içine çekiliyorsun? Hoşuna gitmiyor mu o unvan?
- Benim için bir şey ifade etmiyor, çünkü çıkış noktam mankenlik değil. Zaten kraliçe seçildiğimde çok küçüktüm, 16’ydım. Oyuncu olmak için girdiğim ajans beni yarışmaya yönlendirdi. Annemle abim de çok istedi katılmamı. Tamam
dedim. Benim için sıradan bir durum.

* Hayatın değişmedi mi güzellik kraliçesi olduktan sonra?
- Hayır, hem de hiçbir şey. Şu an evde bir taç duruyor, sadece öyle bir anı.

* Nasıl bir çocuktun? Güzel, sarışın, ilgi odağı?
- Yok. Böyle kare suratlı, sapsarı saçları olan, hafif kilolu bir çocuktum. Aslında çok zayıf doğmuşum.

* Dur tahmin edeyim, anneannen sana iyi bakmaya karar vermiş...

- Aynen öyle. Anneannem ağzımdan burnumdan tepe tepe yedirmiş. Liseye kadar kiloluyum. Sonra anneanneme “Uzak dur benden” dedim (gülüyor) ve normale döndüm.

Babamla görüşmüyorum

* Az önce de konuştuk... Antalyalısın, oradaki günlerinden biraz bahsetsene...
- Evet ama biraz yörüklük de var. Evimizin altında küçük odun ocağımız vardı, anneannem orada hep katmer yapardı.

* Çalışkan öğrencilerden miydin, okul kıranlardan mı?
- Ders anlamında hiç çalışkan olmadım. Okulu çok kırdım ama yapacak hiçbir şey bulamadığım için hep eve döndüm. Liseden itibaren de çalışıp para kazanmaya başladım. Mağazalarda satış danışmanlığı yapıyordum.

*Üniversitede neden arkeoloji bölümünü seçtin?
- Zaten çok çalışkan bir öğrenci olmadığım ve aklımda hep oyunculuk olduğu için ÖSS odaklı bir insan değildim. İlk sene olmadı, ikinci sene arkeolojiyi tutturdum. Bir de İzmir olması beni cezbetmişti.

*Nerede kaldın?
- Yurttaydım. Ondan sonra üç kız eve çıktık Küçükpark’ta.

BABAMLA GÖRÜŞMÜYORUM VE GÖRÜŞMEYİ DE DÜŞÜNMÜYORUM

* “Şeref Meselesi”nde baskıcı bir babanın kızısın. Gerçek hayatta nedir durum?
- Annem ve babam ben çocukken ayrıldılar. Babamı görmüyorum.

* Bu durumun sıkıntısını yaşadın mı?
- Yaşamadım. Anne tarafı o kadar kuvvetli ki; dedem, dayım, abim... Evde çok erkek vardı ve çok ilgililerdi.

* Babayla hiç mi görüşmedin?
- Yok.

* İleride düşünür müsün görüşmeyi?
- Hayır. Çünkü o anlamında bir eksiklik hissetmiyorum. Yanlış anlaşılmasın, çok aileci bir insanım bu arada, ailem her zaman benim için çok önemlidir. Ama ben bu aileyle tamamım.

Babamla görüşmüyorum

* Ev işleri ile aran nasıldır? “Şeref Meselesi”ndeki Kübra çok hamarat görünüyor...
- Çok iyidir. Anneanne ile büyüdüğüm için ev işlerini severim. Anneannem şeker hastası, onu çok yormamak için yemek ve temizlik yapardım. O anlamda Kübra’dan çok farklı değilim.

* Bir video var diziyle ilgili “Pencere önündeki korunaklı saksı çiçeğiyim” diyorsun orada. Gerçek hayatında da öyle miydin?

- Aslında değildim. Ama Kübra öyle.

* Nasıl bir şey korunaklı saksı çiçeği olmak?
- Kübra’nın risk alabileceği bir şey yoktu. Zaten küçük bir mahallede yaşıyor, babasından dolayı herkesin tanıdığı, bildiği bir kız.

* Dizide bir sahnede babanı uyutup Yiğit’le buluşuyorsun. Ne diyeceksin baskıcı ailelerle ilgili? Hiç böyle bir şey yaşadın mı?
- Yok, hiç yalan söylemek zorunda kalmadım özel hayatımla alakalı.

* Hiç onaylamadıkları bir ilişkin olmadı mı?
- “Bak bu senin için doğru bir çocuk değil, üzüleceksin dedikleri” oldu. Ben de “Kendim yaşayıp göreceğim ve kendi isteğimle ayrılacağım” diye karşılık verdim. Hiçbir zaman itiraz etmediler.

KEREM BÜRSİN’DEN ÇOK GÜZEL ENERJİ ALIYORUM

* Şu anda var mı hayatında biri?
- Var evet.

* Bildiğimiz biri mi?
- Yok oyuncu değil, reklamcı.

* Onay alındı mı aileden?
- Tabii ki. Anneannemle annem onu çok seviyor zaten.

Babamla görüşmüyorum

* Peki bu yoğun çalışma temposu içinde nasıl yürütüyorsun ilişkiyi?
- Reklamcı olduğu için çok uzak değil piyasaya. O yüzden çok anlayışlı.

* Sahnelerine müdahale ettiği oluyor mu?

- Kesinlikle hayır. Zaten sete gelip tanıştı herkesle.

* Set ortamı nasıl? En iyi arkadaşın kim?

- Biz acaip bir beşli olduk, çok eğleniyoruz. Yaşlarımız da yakın. Ben diğerlerine nazaran daha “no name”dim. Başka işlerde rol aldım ama çok göz önünde değildim. Dedim acaba nasıl olur, egoları beni ezer mi falan... Ama hepsi
çok tatlı, mütevazı ve egosuz çıktı. Aralarında bu kadar rahat edebileceğimi düşünmemiştim.

* Senin daha çok Kerem’le (Bürsin) karşılıklı sahnen var yanılmıyorsam... Nasıl bir rol arkadaşı?
- Güzel bir rol arkadaşı. Çok gülüyorum ona. Çok güzel de enerji alıyorum. Beni motive ediyor.

* Kızlar?
- Onlar da çok tatlılar. Yasemin hiç tahmin etmediğim kadar komik bir kızmış.

* “Artiz Mektebi”nden çıktığın için hep Beren Saat’le karşılaştırıldın. Nasıl değerlendiriyorsun bu durumu?
- Nötrüm. Ne kızıyorum, ne de hoşuma gidiyor. Ben Beren’i beğenirim, fizik olarak da oyunculuk ve yetenek anlamında da... Ama bu karşılaştırma benim için artı ya da eksi hiçbir şey ifade etmiyor.

* Komedi mi dram mı?
- Bana dramda daha etkili olduğum söylendi.

Babamla görüşmüyorum

YEMEK YEMEK YEMEK... YEMEKSİZ ÖLÜRÜM BEN


* Çölde kalsan yanına alacağın üç şey?
- Yemek, yemek, yemek (gülüyor)...

* Niye?
- Yemeksiz ölürüm ben...

* O kadar yiyor musun? Hiç belli olmuyor?
- Hem de nasıl yiyorum, açken ben ben değilim (gülüyor). Yemek konusunda sınırım yok.

* Peki nasıl bu kadar zayıf kalabiliyorsun? Sürekli spor mu, yoksa metabolizman mı hızlı?
- Maalesef sürekli spor yapamıyorum. 10–15 günde bir... Şu an yaşımdan dolayı metabolizmam hızlı ama 35 ve sonrasından çok korkuyorum.

* En çok hangi yemeği seviyorsun peki?
- Şöyle söyleyeyim, ıspanak hariç her şeyi ayıla bayıla yiyebilirim.

* Sen yemek yapıyor musun?
- Yaparım evet. Dolma yaparım, sarma yaparım. Çok güzel sararım hem de incecik.

* Tam ev kızı...
- Tabii tabii. Ondan sonra taze fasulyem, fırında tavuğum, bir sürü yemek yaparım. Karnıyarık, pilav...

* Bir animasyon karakteri olsan hangisi olurdun.
- Heidi... O kadar ev kızı muhabbeti yaptıktan sonra...

* Yakında bir filmin vizyona giriyor; “Bana Masal Anlatma”... Kısaca bahseder misin?
- BKM’nin yapımcı olduğu bir iş. Burak Aksak yazdı ve yönetti. Bunlar benim için çok heyecan verici şeyler. Leyla ile Mecnun’u ağzım açık izlediğim için öyle bir iş gelince tamam dedim, hiç role bakmadım. Küçük bir rolüm var ama
benim için çok önemli.

* Var mı eklemek istediğin bir şey?

- Karda kışta seninle çekim yapmak çok keyifliydi. Teşekkür ediyorum.

Babamla görüşmüyorum

Haberin Devamı

ÇOK ÇOCUKLU VE TORUNLU BİR YAŞLILIK İSTİYORUM

* Nasıl bir gelecek planlıyorsun?

- Hedefim de yok, hayalim de. Yaşıyorum, yaşayıp görmek istiyorum.

* Nasıl bir yaşlılık istersin?
- Çok çocuklu ve çok torunlu bir yaşlılık.

* Seviyor musun çocukları?
- Çok seviyorum, çocuk yapmak da istiyorum. Umarım Allah izin verir. Belki bir beş sene sonra.

Yazarın Tüm Yazıları