Halk otobüsleri daha kaç kişiyi öldürüp sakat bırakacak?

AÇIKÇASI gündemin yoğunluğu arasında kaynayıp, gitmesine içim elvermiyor.

Haberin Devamı

Geçen hafta başında yine bir özel halk otobüsü felaketi yaşandı ve bu sefer İstanbul Sarıyer’deki kazada iki kişi hayatın kaybetti, sekiz kişi de yaralandı. Bu kaçıncı?
Kimi durduk yere alev alıyor, kimi kontrolden çıkıp insanların arasına dalıyor, kimisi düz yolda kayıp, sağa sola çarpıyor. Kazalar yüzünden kimileri feci şekilde can veriyor, kimileri hayat boyu sakat kalıyor, kimileri de ömrünü tedavi ile geçiriyor. Araştırdım, sadece İstanbul’da değil Türkiye genelinde son bir yıl içinde bu otobüslerin yol açtığı felaket nedeniyle 20 kişi hayatını kaybetmiş, 90’a yakın kişi de yaralanmış. Bunlar ulaşabildiğim rakamlar; fazlası var eksiği yok.
Kimse kusura bakmasın, ben bu olaylara artık kaza deyip geçemiyorum. ‘Bu kaçıncı’ diyorum ya asıl önemli soru, bundan sonraki kazalarda daha kaç kişi hayatını kaybedecek, daha kaç kişi ömür boyu sakat kalacak?

Haberin Devamı


YOLCU DA YAYA DA TEHLİKEDE


Neymiş, kaçak yağ kullanıyorlarmış. Neymiş, araçlarda arıza çıkıyormuş. Şoför uyuyakalmış ya da bilinmeyen bir nedenden otobüsün kontrolünü kaybetmiş. Bunlar, her kaza sonrası yetkililerin yaptığı açıklamalar. İyi de kardeşim, bana ne, bize ne. Sen ne önlem alacaksın, bir daha olmasın diye ne yapacaksın ondan bahset.
Kimse kimseyi kandırmasın, trafikte konu halk otobüsü ve minibüslerse, sürücüler ve yayalar bunun ne anlam geldiğini çok iyi bilir; gördün mü kaçacaksın, hiç bulaşmayacaksın, mümkünse yanından bile geçmeyeceksin. Son dönemde buna bir gerçek daha eklendi; konu, özel halk otobüsüyse ne o otobüsün içindeki yolcuların ne de dışarıdaki insanların can güvenliği yok demektir.
Siz bakmayın, iki kaza sonrası yollarda yapılan göstermelik kontrollere, her kaza sonrası yapılan duygusal açıklamalara ve ‘sorunu çözeceğiz’ çığlıklarına. Hani nerde? Bu kaçıncı ve bakalım daha kaç kaza olacak, kaç kişi hayatını kaybedip, sakat kalacak?
Ben size sorunun nasıl çözüleceği ve bu kazaların önüne nasıl geçileceğini anlatayım. Önce kısa bir bilgi paylaşayım. Türkiye genelinde özel halk otobüsü sayısı 22 binin üzerinde. Ortalama her yıl da 800 ila bin özel halk otobüsü ölümlü trafik kazasına karışıyor.
2014 yılında sigorta şirketleri, halk otobüsleri de dahil meydana gelen otobüs kazalarında başta vefat ve sakatlık tazminatı olmak üzere toplam 90 milyon TL’ye yakın hasar ödemiş. Kaba bir hesapla, sigortacıların geçen yıl sadece halk otobüsleri için ödedikleri hasar, 9 milyon lirayı buluyor. Bu da kazaya karışmış bir halk otobüsü için ödenen ortalama hasar tutarının, 600 ile 700 bin lira olduğu anlamına geliyor ki, hasarın büyük kısmını vefat ve sakatlık tazminatı oluşturuyor.

Haberin Devamı


TAZMİNATI SÜRÜCÜ ÖDESİN


Sorunun çözümü de burada. Trafik sigortası, sorumluluk sigortası olduğundan, sigortacılar kusura bakmadan tazminatı ödüyor ve alkollü araç kullanımı gibi birkaç istisnai durumun dışında, dönüp ödediği tazminatı talep edemiyor. Yani, arızalı araç ile trafiğe çıkılmış, kaçak yağ kullanılmış, şoför uyuyakalmış, pedal takılmış olsa da zarar gören kişilere tazminat ödeniyor, araç sahibi ve sürücüden, ‘sen kusurlusun kardeşim’ deyip, tazminat talep edilemiyor.
İşte bu uygulama biraz değiştirilse, sigorta şirketi, özel halk otobüsünün neden olduğu kazada vefat eden ya da sakat kalanlara tazminatı hemen ödese; ama o kazanın sürücünün ya da aracın sahibinin hatasından kaynaklandığının tespiti halinde sigortacı, ödediği tazminatın tamamını talep edebilse sorun büyük ölçüde çözülür.
Daha açık şöyle anlatayım. Otobüsün sahibi ya da şoförü olası bir kazada 600 bin lira para ödeyeceğini bilse; o sürücü, araç sahibinin kaçak yağ kullanmasına izin verir mi, kullansa bile direksiyonun başına geçer mi, bakımsız araçla yollara çıkar mı? Bak bakalım o sürücü, direksiyon başında uyur mu, ‘valla biranda kontrolden çıktı’ diye saçma bahaneler uydurur mu, daracık yollarda abuk sabuk araç kullanır mı?

Yazarın Tüm Yazıları