Proje okullar ne hakla ve hangi akla hizmet?

TÜRKİYE’nin en başarılı okulları proje okul ilan edildi ve içleri boşaltılmaya başlandı.

Haberin Devamı

Nuran Çakmakçı hafta başında Hürriyet’te meseleyi tüm detaylarıyla yazdı. Özetleyecek olursak...


2014’te 100’den fazla imam hatip ve meslek lisesinin proje okul olacağı açıklandı. Ama sonra, bundan vazgeçilip yeni bir liste hazırlandı ve ‘proje okul’ ilan edilen ülkenin en yüksek puanla giriş yapılan okullarına sessiz sedasız çok düşük puanlı bazı öğrenciler yerleştirildi. 2015’te proje okullara bakan onayı ile müdür atanmaya başlandı. Çok sıkı elemelerden geçerek bu okullarda çalışmaya başlamış birçok öğretmen görevden alındı, yeni öğretmenler kuralsızca atandı.


Geçtiğimiz yaz başında liselerde tanık olduğumuz öğrenci protestoları bunun neticesiydi. İstanbul Erkek Lisesi öğrencileri diploma töreninde müdüre sırtlarını dönmüşler ve pek çok lisenin öğrencileri bildiri yayımlamışlardı.


Gelinen noktada, 155 proje okulda 8 yılını dolduran 1187 öğretmen başka okullara gönderiliyor ve bunların yerine atanacak öğretmenler ve yöneticilerle ilgili kriterler açıklanmıyor.


Ülkenin en başarısız okullarına el atmak yerine en başarılı okullarındaki sistemi tepetaklak etmek, onları da başarısız kılma çabasından başka bir şeyle açıklanamaz. Nitekim, Kabataş Erkek Lisesi Müdür Yardımcısı Şakir Voyvot’un sözleri de bu algıyı pekiştiriyor: “Artık bu memlekette bütün okullarımızın imam hatip lisesi gibi olma zamanı geldi. Bir zamanlar imam hatip okulu diye bir şey yoktu. Şimdi elhamdülillah dağı taşı dolduracağız.”


Proje okullar uygulaması son yılların en endişe verici gelişmelerinden biri. Mesele sadece okulların niteliksizleştirilmesi değil, Türkiye’nin geleceği de tehlikeye atılıyor. Seküler eğitime açılan savaşın körleştirdiği kimileri, ülkeye vermekte oldukları zararı hesaplamıyorlar.


Bu yılın başında, Dünya Ekonomik Forumu ‘Mesleklerin Geleceği’ adlı araştırmasını yayımladı. Türkiye’nin de aralarında olduğu 15 farklı ekonominin incelendiği araştırmada, yok olacak ve yeşermekte olan işkolları sıralanarak, dünyada 4. sanayi devriminin başladığına vurgu yapıldı.


4. sanayi devriminin konuları genetik, robot teknolojisi, nanoteknoloji, yapay zekâ, 3D yazıcılar ve biyoteknoloji. Yeni meslekler mobil internet, büyük veri teknolojisi, nesnelerin interneti ve robot teknolojisi gibi alanlarda doğarken, şu anda var olan birçok işkolu yok olacak.


Akılcı ülkeler kendilerini geleceğin dünyasına hazırladıkları için okullarda bilim, teknoloji, mühendislik, matematik eğitimine yıllardır ağırlık veriyorlar. Hatta son yıllarda bu dört alanın yetersiz olduğunu düşünüp eğitime bilgisayar mühendisliği, nanoteknoloji, biyoteknoloji, malzeme bilimleri, yer bilimleri ve ekonomi gibi disiplinleri de katmaya başladılar. ABD, İrlanda, Çin, Hindistan, Brezilya, İngiltere başta olmak üzere pek çok ülke bu eğitim sistemini benimsiyor.


Sanatı da unutmuyorlar. Güney Kore’de Bilim ve Yaratıcılığın İlerletilmesi Vakfı bu anlamda ulusal politikayı belirliyor. Bilim ve teknoloji sanat ve tasarımla birleştiriliyor.


Çünkü bugünün ve yarının dünyası bunu gerektiriyor.


Bizde ise dert, dağ taş imam hatip olsun!


İyi de, imam hatiplerden veya proje okullardan çıkacak, eleştirel düşünmeyi öğrenmemiş çocuklar veri analisti olabilecekler mi? Zaten sınıfta kaldığımız nano ve genetikte Türkiye’yi bir yere taşıyabilecekler mi? Şakir Voyvot gibilerin yönetici olduğu okulların tedrisatından geçenler bulut bilişim ve yapay zekâ alanlarında bir yeniliğe imza atabilecekler mi?


Türkiye’nin en iyi okullarını proje okul ilan edip başarısızlığa mahkûm edenler bu ülkenin geleceğin dünyasında oyuncu olmasını engelliyor, uluslararası alanda rekabet gücünü zayıflatıyorlar.


Hangi akla hizmet ve ne hakla?

 

Haberin Devamı

Proje okullar ne hakla ve hangi akla hizmet

Yazarın Tüm Yazıları