NASA robotuna isim vermek ister misiniz?

Memleketin garabet gündeminden sıkıldıysanız, “Dünya nelerle uğraşıyor, bizim konuştuklarımıza bak, bilimdi, efendime söyleyeyim, teknolojiydi, bunlar bize uzak bir hayal” demekten omuzlarınız çöktüyse, sizi bu haletiruhiyeden çıkaracak bir fikrim var, sevgili 3. dünya ülkesi vatandaşı Habitus okuru.

Haberin Devamı

11 Ocak’ta New York Comic Con’da yapılan duyuruya göre NASA, 2017’de Uluslararası Uzay İstasyonu’nda (International Space Station, ISS) görevlendirilmek üzere bir robot tasarlıyor ve bu robotun ismi- görevin logosu konusunda bir yarışma düzenliyor. (Görev logosu, yani “Mission patch” şu: Her görevin bir logosu var ve bu logo ilgili yerlerde/kıyafetlerde yerlerde basılı/işlenmiş halde bulunuyor. Bu görevde logo, robotun üzerinde olacak.)
Bu robot, dünyanın çevresinde turlamakta olan Uluslararası Uzay İstasyonu içinde serbest uçuş yapabilen bir makine.
NASA’nın Gelişmiş Keşif Sistemleri biriminin direktörü Jason Crusan, “Serbest uçuş yapabilen bir robot tasarlıyoruz ve bu robotu ‘Serbest uçan robot’ olarak tanımlamak kulağa oldukça sıkıcı geliyor. Biz de sizden, bizim için bu robota bir isim bulmanızı istiyoruz” diyor.
Yarışmada birinci olduğunuz takdirde, sadece bu robota isim vermekle kalmıyor, bin dolarlık ödülün de sahibi oluyorsunuz. (İkinciye 500, üçüncüye ise 250 dolarlık ödül uygun görülmüş.)
Bu robot, halihazırda Uluslararası Uzay İstasyonu’nda görev yapmakta olan ve “SPHERES” olarak adlandırılan bir grup robota katılacak. İsimlerinin “SPHERES” (yani küreler) olmaları tesadüf değil, hem küre şeklindeler, hem de bu kelime, robotların görevlerini tarif eden bir kısaltma. (SPH: Synchronized Position Hold, E: Engage, R: Reorient, E: Experimental S: Satellites)
Bu robotlar 7 yıldan beri görevdeler. Dünyanın çevresinde dolaşan Uluslararası Uzay İstasyonu’nda, yerçekimsiz ortamda, istasyonda bulunan donanım ve yazılımları test etmelerine yardım ediyorlar. Bu yeni robot, halihazırda kullanılmakta olan robotlar gibi, kendi kendini yönetebiliyor, fakat aynı zamanda astronotlar tarafından manuel olarak da kullanılabiliyor.
*
İnsanlı araçlarla veya kendi kendini yönetebilen makineler aracılığıyla güneş sisteminin keşfinin sınırları genişledikçe, bu tür robotlara olan gereksinim daha da artacak.
Serbestçe uçabilen robotların avantajı, insanoğlunun sınırlarına sahip olmaması. “Mesaileri” yok yani, bilim adamları uyurken, dinlenirken veya uzayın insan doğasına aykırı koşullarında dahi çalışabiliyorlar.
Peki NASA’nın yarışmasına nasıl erişecek ve kayıt olacaksınız? Öncelikle, 22 Ekim’e kadar vaktiniz var. Yarışma 27’sinde sonuçlanıyor, kazananlar ise 2 Kasım’da duyurulacak. Buyurun size direkt link: http://www.topcoder.com/challenge-details/30046039/?type=design&noncache=true
Amerikan vatandaşları dışındakiler yarışmaya katılmak için “bağımsız katılımcı” statüsünde kayıt oluyor.
Eh, artık kazanırsanız muhtemelen başlıkları
“NASA’DA BİR TÜRK”
“UZAY İSTASYONUNDA BÜYÜK ŞOK”
“ÖYLE BİR ROBOT İSMİ VERDİ Kİ...”
“UZAYLILARA TÜRKİYE’DEN ÖNEMLİ MESAJ”
olacak haberlerin konusu olarak gazetelerde, internet sitelerinde arz-ı endam ettiğinizde, “Ben de bu yarışmayı Melike’den duymuştum, yaa, ya” der, beni hatırlarsınız.

Yazarın Tüm Yazıları