Bir işkence aleti olarak telefon

Telefon, artık hayatı kolaylaştırıcı bir cihaz değil. Dünyadan haberimiz olsun diye kullandığımız bilgisayarlar, iletişim için icat edilmiş cep telefonları “En ufacık delikten sızayım, malımı satayım”cılar yüzünden bir işkence aleti haline geldi.

Haberin Devamı

Alexander Graham Bell, herhalde bugünleri hayal etmiş olsa telefonu icat etmekten vazgeçerdi.
Telefon, yakınımızda olmayanlarla iletişim kurmamıza yarayan cihaz, bugün neye dönüştü bakalım:
Günün 8 saati telefonla konuşan biri değilim. Teknoloji sağ olsun, mail ve sosyal medya ile pek çok işimizi insanlarla buluşmadan, hatta konuşmadan halledebiliyoruz.
Günde gerekli 5 arama yapıyorsam, 10 defa mal pazarlayanlarla veya “bilgi amaçlı arandınız”cılar tarafında rahatsız ediliyorum.
SMS kutusu Alanya otellerinin promosyonlarıyla doldu, taştı. Numara bloklamaktan ciğerim söndü, parmaklarım uyuştu.
Reklam aramaları yapan robot aramalar yüzünden hayattan yıldım. Bezdim. İşimi yapamaz hale geldim.
Hayır, abartmıyorum. Yaptığım iş illa bir arama ile veya bir SMS ile bölünüyor. Çalışamıyorum.
Üstelik telefonum, operatörüm tarafından “reklam aramalarına kapalı”. Ha bu ne işe yarıyor, onu da söyleyeyim: Hastane tarafından verilen ve gerekli olan bir online hizmet için ihtiyacım olan şifre telefonuma gelemiyor ama başka bir Alanya otelindeki şok kampanya SMS’i her Allah’ın günü telefonu öttürüyor.
Operatörler “Maalesef bu konuda bir şey yapamıyoruz” diyor.
Çözüm, en baştan beri yasa idi. Fakat yıllarca bu işe ne devlet sesini çıkardı, ne de operatörler. Birileri para kazanıyor işte, karşılıklı danışıklı dövüşe alışığız artık. Operatörler bir şey yapmıyor mu, yoksa “yapamıyor” mu, bilemiyoruz.
1 Mayıs’ta yeni kanun yürürlüğe giriyor. Yazılı izninizi almamış numaralardan gelen aramalara karşı artık elinizde koz var.
Fakat yurdum çakalını kanunun, para cezasının bile durduracağını düşünmüyorum. Şark kurnazlığı ile hayatın ilerlediği yerlerde illa ikinci yol vardır...
1 Mayıs’ı bekleyip göreceğiz fakat bu yasak, internetteki reklam işkencesini yeni bir boyuta taşıyacak, zira telefonda reklam taciziyle iş yapamayacak hale gelenler yeni yöntemler deneyecekler.
Kullandığınız sosyal medya hesapları, okuduğunuz online sitelerdeki önünüze fırlayan, “lanet olsun” dedirten reklam çılgınlığı artacak.
Telefonla yapamadıklarının acısı bir yerlerden çıkacak elbet.

Haberin Devamı

Instagram uyanıkları

Haberin Devamı

Elimize geçen ne varsa suyunu çıkarmadan bırakmayız, malum.
Şu ülkeye adımını atmış ve cılkı çıkmamış iyi bir şey pek yoktur, kurutana kadar uğraşırız, adetimizdir.
Instagram, bir fotoğraf paylaşım sitesi. Kimisi kişisel fotoğraf albümü gibi kullanıyor, kimisi selfie koleksiyonunu sergiliyor, kimisi de gezdiği yerleri, çektiği doğa fotoğraflarını paylaşıyor...
Bir “hobi” uygulaması yani, ticari değil.
Instagram, fotoğraf paylaşma mecrası olması haricinde, Türkiye’deki birçok kullanıcı için ticaret alanı vaziyetinde.
İlgisiz fotoğraflarınızın altında “En güzel aksesuvarlar için sayfama beklerim”, “Türkiye’nin her yerine ücretsiz kargo”, “En trendy takılar burada” yazan bu ticari hesaplar; onları çok iyi tanıyorsunuz aslında. Instagram üzerinden satış yapıyorlar.
“En güzel zıkkımın kökleri için sayfama beklerim” pespayeliği yeterince satış yaptırmıyor olsa gerek ki, ticari hesaplar yeni bir çakallık keşfetmiş. Profilinizdeki 3 fotoğrafı otomatik olarak beğenen bir sistem. Yani hesap “Amerika’dan ithal spor ayakkabı” da satsa, kek börek de satsa hatta tespih de satsa fark etmiyor.
Profilinizde aynı fotoğrafları beğenip duruyorlar, böylece profilinizde kendilerini gösteriyor, dikkat çekiyorlar.
Fotoğrafların altına “En güzel takılar burada” yazmaktan daha dikkat çekici, orası kesin.
Bir zevkimiz kalmıştı, bari orayı ellemeden bıraksaydınız!

Yazarın Tüm Yazıları