SELDA BAĞCAN: “AYAKLARIN BURADAYSA VARSIN”

Yazının başlığını beni çok etkilediği için Selda Bağcan ile yaptığımız söyleşiden, kendi sözlerinden aldım. 24 Eylül Cumartesi akşamı Babylon sahnesinde ‘Güneşin Kadınları’ konserleri kapsamında Selda Bağcan performansı vardı. Tel Aviv çıkışlı Boom Pam ile birlikte Selda Bağcan Babylon’un yeni sezonunda biletleri günler öncesi tükenen nefis bir konsere imza attı.

Haberin Devamı

Konser çıkışında kulis kapısında Selda Bağcan ile fotoğraf çektirmek ve imza almak isteyen herkesle özenle görüşen sanatçı ile kulisinde bir araya geldik. Ben de herkes gibi plaklarımı imzalattım ama söyleşiyi daha sakin bir günde yapmaya karar verdik.

SELDA BAĞCAN: “AYAKLARIN BURADAYSA VARSIN”

Aynı hafta içi ofisinde ziyaret ettiğim Selda Bağcan’ın sanatçı kişiliğinin yanı sıra aynı zamanda bir iş kadını olarak kendi işini yönetiyor olması beni bir kere daha kendisine hayran bıraktı. 1988 senesinden beri kendi plak şirketinden çıkardığı eserler bir yana, verdiği her konserin hınca hınç dolmasının tesadüfi olmadığını röportajı okuduğunuzda siz de fark edeceksiniz.  Kendi adıma yaptığım en heyecan verişi söyleşilerden biriydi, detayları için sizi Selda Bağcan ile söyleşimizle baş başa bırakıyorum:

 

Haberin Devamı

Müzik ile ilk nerde yolunuz kesişti?

Babam müzisyendi, aynı zamanda veteriner hekimdi. Bütün enstrümanları çalardı, yani evde hep müzik vardı.  O sebeple müzikle yolumun kesişmemesi mümkün değildi. Benim üç erkek kardeşim var onlar da babam gibi her enstrümanı çalarlar, hatta büyük abim trompet bile çalıyor (Gülüyor). Ben yalnız gitar ve bağlama çalıyorum.

 

Barcelona’daki Primavera Sound 2016’da büyük ses getirdiniz. Sizden de duymak isteriz oradaki heyecanı…

Basınla birlikte gittiğimiz bir festivaldi, işin doğrusu ben de o kadar ilgi göstereceklerini beklemiyordum. Bütün gazetelerden bir sürü muhabir vardı, güle oynaya gittik. Boom Pam ile birlikte muhteşem bir konser verdik. Çok kalabalıktı konser verdiğimiz alan, konserin enerjisi ve izleyenlerin ilgisi bana da büyük heyecan verdi gerçekten. 

SELDA BAĞCAN: “AYAKLARIN BURADAYSA VARSIN”
 

Zeytinli Rock Festivali’nde de kolunuz kırık şekilde verdiğiniz konser performansınız çok konuşuldu. Birçok kez bis için sahneye geri dönmüşsünüz. Sizden de festivalin yorumunu duymak isteriz.

Haberin Devamı

Omzumun kırıldığının haftasına çıktım o konsere, kolumda askıyla. Muhteşem bir festivaldi Bu sene yaptığım konserler içinde en güzel atmosfer Zeytinli Rock festivalindeydi, bunu açıkça söyleyebilirim. Konserin sonunda baya bis yaptık. Şarkılarla birlikte yapılan tezahüratları unutamıyorum, muhteşemdi gerçekten.

Ameliyattan çıkıp 5 gün hastanede kalıp, performansa hazırlanmak için 3 gün uzun uzun Bodrum’da yürüdüm ve haftasına da konsere çıktım. İşin doğrusu hastalığımın keyfine varamadım (Gülüyor).

Omzumun kırılma hikâyesini de konserde de anlattım, benim kedilerim var 20 tane, bir sürü de sokakta beslediklerim var, sayısını söyleyemiyorum artık (gülüyor).

Haberin Devamı

Çanakkale’de Özgürlük Meydanı’nda belediyenin daveti üzerine bir konserim vardı. Konser sonrası yemeğe gitmiştik, yemekten sonra artanları kedilere paketledim Bodrum’a götürdüm, Çanakkale’den Bodrum’a yemek mi gider (gülüyor). Sabah yemekleri tencereye koydum kedilere vermek için evden çıktım, kediler de beni pek özlemiş hepsi birden üstüme geldi, dengemi kaybettim kedilere basmamak için uğraşırken ben bir yere, tencere bir yere düştüm ve omzumu üç yerden kırdım.

Zeytinli’de konserde sahneye çıkınca ilk anda tam bir anksiyete haliydi, bu omuzla acaba konseri çıkartabilecek miyim çıkartamayacak mıyım diye endişe ettim ilk. Sahneden de dedim durum bu ama ‘o ses çıkacak’, çocuklar da hep birden benle şarkıları söylediler. Zaten o kalabalığı böyle bir coşkuyla görünce ağrı sızı kalmıyor, konserin havasına bırakıyorsun kendini.

 

Haberin Devamı

Selda Bağcan’ın konser günü nasıl geçiyor, nasıl hazırlanıyorsunuz, bir ritüeliniz var mı konserler öncesi?

Var var olmaz mı? Bir defa iyi uyumaya çalışıyorum, ama heyecandan uyumadığım çoktur. Konser günleri hiçbir yere gitmem, eğer başka şehirdeysem de asla dışarı çıkmam. Konserden önce en çok çalıştığım şey şarkıların sözlerini tekrarlamaktır. 40 yıldır aynı şarkıları söylesem de ne olur ne olmaz şaşırabilirim diye sözleri prova yaparım mutlaka. Orkestra ile provam çok önceden yapılmış oluyor zaten, gün içinde en fazla öğlen biraz yemek yerim sonra konserden 5-6 saat öncesine kadar hiç yemek yemem. Ama konser bittikten sonra toplu olarak orkestramla yemeğimizi yeriz,  o da büyük keyiftir.

 

Haberin Devamı

Selda Bağcan’ın eminim sayısız sahne anısı vardır, bizimle unutamadığınız bir tanesini paylaşır mısınız?

Rahmetli Muhlis Akarsu, Musa Eroğlu ve ben Batı Avrupa’da bir turneye çıkmıştık. Muhlis Akarsu o kadar hayatı seven bir adamdı ki, konserlerden önce kurulan sofraların vazgeçilmez üyesiydi. Musa yemeğe hep dikkat eder, bense konser öncesi hiç yemezdim. Muhlis ise hiç aldırmaz öncesinde konser var mı filan dinlemez keyifle yemekleri yerdi. Musa bu turne öncesinde sofrada Muhlis böyle yemeği keyifle yerken tüm masaya dönüp Muhlis’i göstererek ‘bu böyle patlayıncaya kadar yer’ diye latife yapıp hepimizi güldürmüştü. Anı olarak şimdi aklıma bu keyifli an geldi.

SELDA BAĞCAN: “AYAKLARIN BURADAYSA VARSIN”
 

Bunca yıllık müzik kariyerinden sonra size geri dönme şansı verseler hangi seneye giderdiniz, neyi değiştirmek isterdiniz?

Valla hiçbir yere dönmek istemem, şu anki durumumdan çok memnunum (gülüyor). Hiçbir şeyi farklı yapmak istemezdim, pasif kaldığımız zamanlar da oldu ama o zamanlar imkânlar oydu. Yine de 1988’de plak şirketimi kurdum, o zamandan beri plak şirketleriyle muhatap olmadım, o zamandan beri tüm eserlerim Majör Plak’tan çıktı.

 

Yeni jenerasyon sizi çok seviyor. Sizi seneler önce dinleyen kitleyle şimdi yeni yeni sizin şarkılarınızı dinleyenleri düşününce neler hissediyorsunuz?

Bunu yeni yaşadım anlatayım. Yazları Bodrum’da Yalıkavak’tayım, konserlere oradan gidip geliyoruz. Yalıkavak’ta halk plajında hep denize girerim, bir gün denize gireceğim. Plajın berisinde yürüme yolu var bir kadıncağız beni tanıdı yaklaştı “oğlum sizi çok seviyor” dedi. Eskiden tam tersi olurdu gençler gelir “annem, babam” sizi çok seviyor derdi, şimdi durum tam tersine döndü, tabi bu beni çok keyiflendiriyor.

SELDA BAĞCAN: “AYAKLARIN BURADAYSA VARSIN”
 

Times’ın “Women In World Music” listesinde 81 sanatçıdan birisi sizsiniz. Aynı zamanda Rolling Stones’un “100 Yılın 100 Divası” listesinde de isminiz yer alıyor. Bu kadar başarıyı ve takdiri kazanmış biri olarak bu sanatı yurt dışında daha farklı imkânlarla yapmak istemez miydiniz?

Asla istemem bunu, ayakların buradaysa varsın. Başka ülkelere gittiğin zaman seneler içinde çoktan asimile olur, belki Türkçe’yi bile unutursun, bunlar hoşuma gitmez. Ben bu toprakların müziğini yapıyorum o yüzden ayaklarım buraya, Türkiye topraklarına basmalı diye düşünüyorum. Ben buranın müziğiyle varım. ‘İnce İnce Bir Kar Yağar’ dünyada ünlü olduysa o tiz ve parlak sesimle, türkü söylediğim için, bu toprakların müziğini yaptığım için oldu.

 

En son “40 Yılın 40 Şarkısı” albümünüz yayınlandı. Yeni stüdyo çalışmalarınız nasıl gidiyor?

40 Yılın 40 Şarkısı’nın devamı gelecek.  “40 Yılın 40 Şarkısı 2” olarak yayınlanacak. İlk 20 şarkı türküler ve deyişler olacak, ikinci 20 ise rock olacak. Ben meğerse ne rock şarkılar söylemişim, hepsini bu albümde toplayacağım. Biz bu seriye 6 adet olana kadar devam edeceğiz. 40 yılda toplam 400’e yakın şarkı söylemişim, bunların arasında seçip yaptım ve yaklaşık 240 şarkı çıktı. Bu projenin en zor yanı telif konuları oluyor. Şarkıların sahiplerini bulup onların izinlerini almak çok ciddi vakit alıyor. Serinin ilk bölümü hala çok satılıyor, niyetimiz ikinci bölümünü 2017’nin ikinci yarısına doğru yetiştirmek.

 

Bunca şarkı ve albüm içinden seçmek zordur belki ama Selda Bağcan’ın içini sızlatan ilk aklınıza gelen şarkınız hangisidir?

Sezen Aksu’nun sözlerini yazdığı “Ağlama Anne” ve bir diğeri de Azeri bir parça olan “İlkbahar Geldi”.

SELDA BAĞCAN: “AYAKLARIN BURADAYSA VARSIN”
  

Protest müziğin dünyada ve Türkiye’de geldiği yeri nasıl değerlendiriyorsunuz?

Türkiye’de bence artık protest müzik kalmadı diyebiliriz. Dünya’da hala var ama orada da çok kuvvetli değil diye düşünüyorum. Berlin duvarı yıkıldı, Sovyetler dağıldıktan sonra her şey fos oldu birden bire. Dünya’da komünizme olan inanç gitti o yüzden de buna yönelik müzikten de bir vazgeçiş oldu.

 

Babylon’daki performansınızı hala unutamıyorum. Boom Pam ile sahnede harikaydınız. Grup ile birlikteliğiniz nasıl başladı onu bir de sizden duymak isteriz.

Boom Pam birkaç senedir benimle irtibat kurmak istiyorlardı. 2014’te Türkiye’ye geldiler. The Groove diye bir festivalde birlikte konsere çıktık. Konser öncesinde 4 kere Türkiye’ye geldiler provalar yaptık ve konsere çıktık. Başlangıç öyle oldu ondan sonra birlikte konserler vermeye devam ettik. Mesela Hollanda’da Utrecht’te bir festivalde sahne aldık hatta o kaydın bir plağı yayınlandı. Ben onlarla sahnede olmaktan çok memnunum, harbiden rock yapıyorlar, çok güzel çalıyorlar.

 

Son olarak sizi severek dinleyen, özellikle yeni nesile neler demek istersiniz?

Türkiye’yi sevsinler. O kadar karambol yaşanıyor ki ülkede, memleket altüst oldu. Ne olursa olsun gençler ülkelerini sevsinler, bence ana fikir sevmekten yana.

 

Not: Selda Bağcan Boom Pam ile birlikte;

  • 14 Ekim İstanbul Bostancı Gösteri Merkezi,
  • 15 Ekim ODTÜ Mezunlar Derneği Vişnelik,
  • 16 Ekim İzmir Kültürpark Açıkhava Tiyatrosu’nda olacak. 
Yazarın Tüm Yazıları