Hapisten çıktıktan sonra beni 33 yerimden bıçakladı

Eşim, hırsızlık ve uyuşturucu suçlarından cezaevine girdi. Çıktıktan 50 gün sonra ailesinin söyledikleri yüzünden beni bıçakladı.

Haberin Devamı

Sevgili Güzin abla; artık öyle bunaldım ki size derdimi anlatmak istedim.
Ben yurtdışında yaşıyorum. 4 sene önce bir genç sevdim; kaçtık. Kendisi, daha sonra askerliğini yapmak için Türkiye’ye döndü. Ama firar ettiği için o askerlik tam 3 senede bitti.
Bu arada benim de bir kızım oldu. Yaşım küçük olduğundan resmi nikah kıyamamıştık ve eşimin ailesinin yanında yaşıyordum.
Eşim uyuşturucu kullanıyordu. Çok kıskanç ve sinirliydi. Ailesinin ve çevresinin dedikoduları yüzünden sürekli ondan dayak yiyordum. Defalarca ayrılma aşamasına geldik, dişimi sıktım, dayandım.
Sonra hırsızlık ve uyuşturucu suçlarından cezaevine girdi. 2,5 sene hapiste kaldı. Geçen sene ekim ayında çıktı. Tabii ben hâlâ kızımla beraber ailesinin yanında kalıyordum.
Çıktıktan 50 gün sonra beni ormanda 33 yerimden bıçakladı. Yine ailesinden benim hakkımda yalan yanlış sözler duymuştu ve uyuşturucunun etkisindeydi.
Çok zor günler yaşadım. Ölümden döndüm... Ablacığım buna rağmen çok sevdim, hâlâ da seviyorum. O şu an cezaevinde ve mahkememiz hâlâ sürüyor. Kızım için ayakta durmaya çalışıyorum.
Bu arada annemle kalmaya başladım. Annem, babamdan ayrı ve başkasıyla evli. Kızımı istemiyor.
Yeniden evlenmeyi düşünüyorum ama artık her şey bana çok ağır geliyor. Annemle anlaşamıyoruz.
Evlenmek isteyenler ve benim için hayırlı olacak nasipler çıkıyor ama ben kimseye yaklaşamıyor, sevemiyorum. Maddi durumum iyi değil. Buna rağmen kızıma bakacak kimse olmadığı için çalışamıyorum. Ne yapacağımı bilemiyorum. Sağlığım da iyi değil. O olaydan sonra böbrek ameliyatı olmam gerekti. Canım ablam bana yol göster ne olursun.
* Rumuz: Acı hayat

Haberin Devamı

Doğrusu ya kızım, aslında sana söyleyecek bir şey bulamıyorum.
Seninki sevgi değil, hastalıklı bir takıntı... Çünkü sevgi benim için çok kutsal bir duygudur; içeriğinde merhamet, şefkat, sonsuz aşk ve en önemlisi, karşındaki o kişiye değil zarar vermek, onu her türlü kötülükten koruma içgüdüsü vardır.
Sevgi insanı böyle yerlerde süründürmez, aksine yüceltir.
Kızım sen ne yapıyorsun Allah aşkına; bu adam senin hayatını elinden alıyormuş az kalsın...
Seni 33 yerinden acımasızca bıçaklayan bu adam için “hâlâ seviyorum” diyebiliyorsan, sen de aklını kaçırmış olmalısın!
Zaten daha öncesinde de dayak varmış, uyuşturucu kullanıyormuş, hırsızlık yapıyormuş. Adamın tutar tarafı var mı, bana söyler misin?
Kim ne dediyse inanıp sana saldıran, hapse giren, işsiz güçsüz bir serseriden söz ediyorsun.
Diyelim ki çok küçüktün onu tanıdığında, sana sahip çıkan bir ailen de yoktu. Gözün hiçbir şey görmüyordu. Ama sen artık bir annesin, olgunlaşmadın mı hâlâ?
Bundan böyle sadece kendini değil, o masum kızını da düşünmek zorundasın. Annen kızını istemiyorsa, o zaman seni isteyen efendi birini bulup evlenebilirsin. Evleneceğin kişinin, bu adam kadar kötü olma ihtimali yoktur bana göre. Sana ve kızına sahip çıkıp, seni bu bataktan çekip çıkarsın yeter.

Yazarın Tüm Yazıları