Bu gecenin sabahı

Haberin Devamı

-12 Eylül 1980 sabahı askerler bir darbe ile iktidara gelirken, o Milli Selamet Partisi’nin İstanbul il başkanıydı...
Darbe sabahı ne hissetti, darbeden sonra neler söyledi, askeri yönetime karşı şiddetli bir itirazı, karşı çıkışı oldu mu... Duymadık, okumadık, bilemiyoruz...
Bildiğimiz şey ise şuydu.
Dönemin öteki bazı siyasileri, solcuları ve ülkücüleri gibi hapse girmedi...


* * *


-28 Eylül 1986 ara seçimine, Refah Partisi’nin İstanbul 6’ncı bölge adayı olarak girdi.
Partisi o bölgede oyların yüzde 8.57’sini aldığı için milletvekili olamadı.
Demokrasinin kader oyunuydu...


* * *


-26 Mart 1989 yerel seçiminde partisinin Beyoğlu belediye başkan adayı olarak seçime girdi.
Oyların yüzde 22.83’ünü aldı. Ancak Sosyal Demokrat Halkçı Parti’nin adayı oyların yüzde 29.29’unu aldığı için başkan olamadı.
Demokrasinin kader oyunuydu.


* * *

Haberin Devamı


-20 Ekim 1991 genel seçiminde Refah Partisi adayı olarak seçime girdi. RP, oyların yüzde 20’sini alınca, 19’uncu dönem milletvekili olarak Meclis’e girdi.
Ancak o yıl ilk defa tercihli oy sistemi uygulandı. Aynı partinin ikinci sırasındaki adayı Mustafa Baş 13 bin, o ise 9 bin tercihli oy aldığı için, milletvekilliği düştü.
Hepsi demokrasinin kader oyunuydu.
Sonra şans yılları başladı.
-27 Mart 1994 yerel seçiminde Refah Partisi’nin İstanbul belediye başkan adayı oldu.
Oyların sadece yüzde 25.19’unu alarak belediye başkanı seçildi.
Çünkü o seçimde 3 merkez partinin oyları birbirine çok yakın bölündü.
ANAP adayı yüzde yüzde 22.14, SHP adayı yüzde 20.30, DYP adayı yüzde 15.46 oy aldı.
Oyların sadece dörtte birini aldığı halde, herkes demokratik olgunluk gösterdi. Kimse başkanlığına itiraz etmedi.
Çünkü sandık böyle demişti...


* * *


-3 Kasım 2002 seçimlerinde, genel başkanı olduğu AKP, oyların yüzde 34.28’ini aldı.
CHP’nin aldığı oy ise yüzde 19.39’du.
Oyların sadece üçte birini aldığı halde, Meclis’teki sandalyelerin üçte ikisinden fazlasını elde etti.
Seçmenin yüzde 46’sının iradesi ise, yüzde 10 barajına takıldığı için, Meclis dışında kaldı.
Yine herkes sandığa saygılı davrandı. Kimse itiraz etmedi.
Demokrasinin kader oyunuydu.


* * *

Haberin Devamı


-Belediye başkanlığı sırasında, okuduğu bir şiir yüzünden haksızlığa uğradı, 3.5 ay hapis cezası aldı.
Askeri dönemde yapılan kanunlar geçerliydi. Muhtar seçilme hakkını bile kaybetmişti.
Ancak, o dönemde Meclis’teki tek rakibi olan CHP’nin genel başkanı Deniz Baykal büyük bir olgunluk gösterdi.
Anayasa’da değişiklik yapıldı. Siirt’ten milletvekili seçildi ve başbakanlık koltuğuna oturdu.
Kimse itiraz etmedi.
Çünkü demokrasinin kader oyunuydu.


* * *


13 yıl ülkeyi yönetti...
Her gün “sandık iradesinden” söz etti. Ve 13’ncü yılın sonunda o gün geldi.


* * *


-7 Haziran 2015 genel seçimlerinde aktif biçimde taraf oldu.
Kampanya boyunca neredeyse her gün miting yaptı. Başkanlık sistemi için 400 sandalye istedi...
Ama halk eski partisine sadece 258 sandalye verdi.
AKP 9 puan geriledi. Oyların sadece yüzde 40’ını alabildi. Meclis çoğunluğunu kaybetti.
Demokrasinin kader oyunuydu.
Geride kalan bunca olgunluk sınavından sonra, artık kimse itiraz edemez deniyordu...


* * *


O etti...


* * *

Haberin Devamı


Ve geriye o tarihi soru kaldı.
“Yüzde 34 oyla, Meclis’teki sandalyelerin üçte ikisini alarak, yani seçimle iktidara gelen siyasi İslam, seçim kaybettiğinde ne yapar...”


* * *


Demokrasiyi, “Türkiye’yi medeni milletler âlemine götüren pırıl pırıl bir tren olarak mı” görür...
Yoksa, “Artık, onun istediği istasyona geldiği için terk edilecek köhne bir katar mı...”


* * *


Demokrasinin kader oyunudur deyip, rakiplerinin bir zamanlar ona gösterdiği demokratik olgunluğu mu gösterir...


* * *


Yoksa, geçen pazartesi akşamı Davutoğlu ile Kılıçdaroğlu arasındaki görüşmeden sonra, iyimser bir sabaha uyanan ülkeyi, Genelkurmay Başkanı’na “Devlet şeref madalyası” verdikten sonra, gazetecileri yanına çağırıp, iki cümle ile berhava eder, tekrar umutsuzluk karanlığına mı sokar...


* * *

Haberin Devamı


Bu ülkenin demokrat insanları sandığa hep saygılı oldu.
Siyasi hayatının her aşamasında hep demokratik bir olgunluk göstererek, hem ülkenin hem onun yolunu açtı.


* * *


Şimdi bu olgunluğu göstermek ve parçalanma noktasına doğru giden ülkenin menfaatini düşünmek sırası Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’da...


* * *


AKP’liler, ona verdiği oylarla, muhalefet ise 13 yıl boyunca, o oylara saygı duyarak yolunu açtı.
Şimdi o da aynı demokratik olgunluğu göstererek, ülkenin yolunu açmalıdır.


* * *


Bu ülke size vefasını ve saygısını gösterdi. Siz de ülkenize vefanızı ve saygınızı gösterin.

Yazarın Tüm Yazıları