Herkesin işini doğru yapması imkansız mı

Günümüzde herkes işini elinin tersiyle yapıyor. Neredeyse kimsede iş etiği yok, kimseye güvenemiyorsun. Yaşadığımız facialar da hep insanlar işlerini doğru düzgün yapmadığı için yaşanıyor. Bu durumdan kurtulmak için neler yapabiliriz? İşte yanıtlar...

Haberin Devamı

Danışan: Başımıza gelen tüm facialar, insanlar işlerini doğru düzgün yapmadığı için geliyor. Bunu bilmek ve buna seyirci kalmak beni çileden çıkarıyor. Her gün yeni bir haberle uyanıyorum. Kazalar, ölümler, ihmaller... Bu hafta olanlara ek olarak o kadar kötü bir hafta geçirdim ki anlatamam. Elimi neye atsam problem çıktı. Şirkette ayrı problemler, çocuğumun okulunda ayrı problemler, apartmanda ayrı problemler... Bunlar yetmiyormuş gibi dün annemi hastaneye götürdüğümde öyle problemlerle uğraşmak zorunda kaldım ki anlatsam inanamazsınız.
Çünkü herkes işini elinin tersiyle yapıyor. Kimsede iş etiği yok, kimseye güvenemiyorsun. Bir soru soruyorum, adam çok iyi biliyormuş gibi uzun uzun anlatıyor, sonra amiri geliyor başka bir şey anlatıyor.
Bazen uzun uzun düşünüyorum, acaba bu insanların anne-babaları neyi yanlış yaptı da bu insanlar bu hale geldiler... Ben ne yapmalıyım ki çocuklarım da günün birinde bu kızdığım insanlara benzemezsin?
Benim için dürüstlük ve işini doğru yapmak dünyanın en önemli şeyleridir ama çocuklarımın bu ortamda bu prensiplerden uzaklaşmalarından çok korkuyorum. Geçen gün büyük oğlum “Anne herkes kopya çekiyor, bir ben çekmiyorum. Kopya çekmediğim için çekenlerden düşük not alacağım, çeksem kendime yakıştırmam. Öğretmene şikayet etsem hiç olmaz, ne yapacağımı bilmiyorum” dedi. Ben de ne cevap vereceğimi şaşırdım, tek istediğim kendi doğrularından uzaklaşmaması. Ben çocuklarımın ahlakını nasıl koruyabilirim?
- Dr. Başak: Söz ettiğiniz zorlukları ben de yaşıyor ve çaresiz hissediyorum ama çocuğumun ve çevremdeki insanların etik çalışmalarını desteklemek için elimden geleni yapmaya gayret ediyorum.
Danışan: Çocuklar için umudum var ama çevremdekiler için ne yapabilirim ki?
- Dr. Başak: Örneğin benden ders alan her öğrencinin “etik bir psikolog” olması için her derste, psikologlar için belirlenmiş evrensel etik prensipleri, mesleki standartları, kuralları tekrarlıyorum. Eminim sizin işyerinizde de belirli kurallar vardır. Bunlara uyulması için daha baskın bir tutum sergileyebilirsiniz.
Danışan: Epey kavga etmem gerekebilir. Çünkü şirkette herkes “kurallar çiğnenmek içindir” prensibi ile çalışıyor. Yine de öneriniz üzerine çalışacağım. Belki kurallara biraz uyulursa işyerindeyken sinirlerim daha az yıpranır. Peki çocuklarımın etik olması için neler yapabilirim?

ÇOCUKLARA AHLAK EĞİTİMİ VERİRKEN TUTARLI DAVRANIN

- Dr. Başak: Bu konu üzerine kafa yoran birçok profesyonel var. Örneğin Lennick ve Kiel, 2005’te yazdıkları kitapta ahlaki zeka kavramını açıkladılar. Onlara göre ahlaki zeka; doğruyu yanlıştan ayırma kapasitesi; doğru ve onurlu davranmak için güçlü bir etik inanca, donanıma sahip olup bu doğrultuda davranabilmek... Bu konuya paralel olarak, eski bir öğretmen olan Dr. Michele Borba’nın da çalışmaları var.
Borba, 3-15 yaş arasındaki çocukların ahlaki zeka açısından gelişmelerinde ailelerin çok önemli bir rolü olduğunu söylüyor. 2001 yılında yazdığı kitapta çocukların, yetişkinlerin kontrolünden uzak şekilde, yetişkinlerle çok daha az ilişki kurarak büyüdüklerini, TV’den, filmlerden, bilgisayar oyunlarından, şarkılardan hiç durmadan ahlaki değerlere karşı zehirleyici mesajlar aldıklarını anlatıyor.
Danışan: Kesinlikle katılıyorum. Çocuklarla işten güçten arta kalan zamanda beraber olabiliyoruz. Onlar da TV’de ne görüyorlarsa, arkadaşlarından, çevrelerindeki diğer yetişkinlerden ne duyuyorlarsa onu öğreniyorlar. Öğrendikleri bizim aile standartlarımıza uymasa da bazen yapacak bir şey kalmıyor.
- Dr. Başak: Aslında yapacak çok şeyiniz var. Siz ahlak eğitimi konusunda ne kadar tutarlı davranırsanız, emeklerinizin karşılığını da o kadar fazla alırsınız. Eğer çocuklarınızın yaşamları boyunca doğrudan sapmadan, iyi karakterli bireyler olmasını istiyorsanız, Borba’nın tavsiyelerine bir göz atabilirsiniz.
Borba, ahlaki zekanın içselleştirdiğimiz bir “doğruluk pusulası” gibi işlediğini söylüyor. Borba’ya göre, doğruluk pusulası insanlara genellikle çocuklukta “yerleştirilir” ve bir kez yerleştirildiğinde bir daha yönünüz şaşmaz, hep etik, doğru ve dürüst davranırsınız.

Haberin Devamı

Ahlaki zeka için gerekli 7 erdemi çocuklarınıza öğretin

Haberin Devamı

1- Empati: Başkalarının ne hissettiğini, ne düşündüklerini anlama kapasitesi. Bu beceriyi geliştirenler acı çekenlere, yardıma ihtiyaç duyanlara yardım etmeyi öğrenecek, başkalarına hain ve acımasızca davranmayacaklar.
2- Vicdan: Doğruyu yanlıştan ayırmaya, doğrudan ayrıldığında suçluluk duymaya yardım eden güçlü iç ses.
3- Öz kontrol: Eyleme geçmeden önce durup düşünebilme. Bu sayede çevreden gelen baskılara karşı hemen davranmak yerine, doğru olana göre davranmak.
4- Saygı: Etrafındakilere düşünceli ve saygılı davranmak. Kibar olmak, “teşekkür ederim”, “lütfen” gibi kelimeler kullanmak. Kabalığı engellemek. Kişi karşısındakine saygı duymadığında karşısındaki ona bağırmak, hakaret etmek, aşağılamak gibi davranışları kendine hak görür.
5- İyi yüreklilik: Başkalarının iyiliğini önemsemek ve bu yönde davranmak. Kötü niyeti, kötü davranışları tolere etmemek.
6- Hoşgörü: İnançlarını ve davranışlarını onaylamasak da, bütün insanlara değer vermek ve saygılı davranmak. Farklılıkları kabul etmek. Kendinden farklı olanı aşağıda, kendini diğerlerinden üstün görmemek.
7- Adil olmak: Her zaman adil ve tarafsız davranmak. Haksızlık yapmamak. Sadece kendi değil başkalarının da hakkını korumak. Adil olmayan durumlarda sesini çıkarmak, itiraz etmek.

Yazarın Tüm Yazıları