Beş bin kişinin dinlediği konser

İSTANBUL dışındaki her festival, her etkinlik beni mutlu eder.

Haberin Devamı

Sanatın bir ülkede coğrafyası ne kadar genişlerse, o ülkenin uygarlık düzeyi aynı oranda yükselir.
Tahammül ettiğim, desteklediğim tek işgal, sanatın ve sanatçının bir yeri işgalidir.
D-Marin Turgutreis Uluslararası Klasik Müzik Festivali’nin Bodrum’daki açılış gecesi elbette bir müzik şöleniydi.
Büyük bir orkestra, Kraliyet Filarmoni Orkestrası; büyük bir şef Charles Dutoit ve büyük bir piyanist Denis Matsuev.
Onur Ödülü’nü alan iyi kemancı Ayla Erduran’ı böyle bir gecede kutlamak da unutulmaz anılar arasında saklanmalıdır.
Ben, artık yazlık yerlere gidenlerin sanatı aradığı, o seviyedeki bir turizmi beklediği ve istediği kanısındayım.
Doğuş Holding Ceo’su Hüsnü Akhan, “Yumuşak Güç” deyimini kullandı, ben bu deyimi geniş anlamda sanatın gücü, hatta egemenliği olarak algılıyorum.
Kurumların, holdinglerin sanata daima yardımcı olmalarını anımsatırım. Doğuş Grubu da, bu borcu yerine getiriyor. 11 yıldır bu festviali yaşatıyor ve gelirini de buna paralel olarak hayır işlerine aktarıyor.
Festivalin programı gerçekten özenle hazırlanmış. Bilet satışlarına yansıyan ilgi bunu gösteriyor.
19 Ağustos’a kadar sürecek festivalin, ileriki programlarını kaçırmayın. Ben bunu sadece Bodrum’da oturanlar, yazlıkçılar için söylemiyorum. Bu orkestraları, solistleri dinlemek için, Türkiye’nin bir başka kentinden buraya gitmeye değer görüyorum.
Bir festival o bölgenin, beldenin estetik gücünü arttırır. Ben bir Bodrum sevdalısı değilim, ama D-Marin Turgutreis Uluslararası Klasik Müzik Festivali, benim için, orayı da her yıl gidilmesi gereken yerler listesine koyuyor.

Haberin Devamı

Beş bin kişinin dinlediği konser


* * *


SABAH hangi müzikle güne başlamak istersiniz?
Özellikle müzikçilerin çoğunluğu tek bestecinin adında buluşur: J.S. Bach.
Bir dostum, 16 Ağustos sabahı sabah saat 07.00’de Şevket Sabancı Parkı’nda Gündoğumu Konseri ‘Bach’la Güne Uyanmak’a gitmiş, iki yüz kişiye yakın dinleyici olduğunu söyledi. Dorukhan Doruk’un çellosundan Bach’ı dinlemenin zevkini tahmin ediyorum.
Gündoğumu’na katılanlar Günbatımı’nı da kaçırmasınlar.
Günün değişik saatlerinde dinleyeceğiniz iyi müzik, ruh değişimine eşlik eder.
Gittiğim her yerde iki mekânı mutlaka ziyaret ederim.
Biri kırtasiyecidir, diğeri de kitapçı.
Kırtasiyecide sekiz kurşunkalemin dizildiği madeni bir kalem kutusuna rastlayınca, okuyacağım ve altını onunla çizeceğim 3B üstü kalemlerin heyecanının yaşadım. İstanbul’dan uzak bir yerde, hangi eşyanın kırtasiye meraklıları için gerekli olduğunun tanıklığını yaptım. Elbet öğrencilerin ihtiyaçlarının dükkânın büyük bölümünü kapladığını gördüm.
Kitapçı vitrinine bakarken, iki kitaba gözüm ilişti. Onlar İstanbul’daki “zincir” kitapçılarda görmediğim iki önemli kitaptı. Çünkü büyük şehirlerdeki kitapçılar, en çok satanlar histerisine tutulduğundan, bu tür kitapları bulabilmek için İstanbul dışına çıkmak gerekiyor.
Biri; Saim Sakaoğlu’nun Âşık Edebiyatı Araştırmaları, diğeri de Ömer Solak’ın Selçuk Baran Öykücülüğü. Büyük kentlerin dışındaki kitapçılarda her zaman sizi sürprizler karşılar. İleride bu iki kitabı da yazacağım.


* * *

Haberin Devamı


FESTİVALLERİN artması, bütün Türkiye’ye yayılması dileğiyle.


Fotoğraf: Murat YEŞİLYURT

Yazarın Tüm Yazıları