Mutsuz bir gergedanla tanıştım

7 günü aşan 200 saatlik bir yolculukla İngiltere’den Türkiye’ye getirilen gergedan Samir’le tanıştım hafta sonu...

Haberin Devamı

7 günü aşan 200 saatlik bir yolculukla İngiltere’den Türkiye’ye getirilen gergedan Samir’le tanıştım hafta sonu...
Türkiye’nin ilk gergedanı bu, 3,5 ton ağırlığında 7 yaşında...
Geçen hafta yaptığı uzun yolculuktan sonra Darıca’daki Faruk Yalçın Hayvanat Bahçesi’ndeki yeni evine yerleştirildi...
Hayvanat bahçeleri hep hüzünlü bir yerdir benim için...
Çocuklarınızla birlikte bir açıkhava hapishanesi gezip, “ay ne güzel, ay ne büyük” diye çığlıklar atıyorsunuz...
Hayvanların doğal ortam-larından koparılıp kafeslerin, tel örgülerin arkasına kapatıldığı hayvanat bahçelerini bu yüzden sevmem... Gergedan Samir’le de bu duygularla tanıştım...
Sırtındaki derin yara, kalın derisindeki çizikler, kafes içindeki uzun yolculuktan geri kalan izlerdi...
Yüzünü bile dönmedi bize...
Mutsuzluğu yeni yerine alışma çabaları her halinden belliydi.
Kafesinin içindeydi Samir ama gezip koşabileceği açıkhavada kocaman özel bir bölüm hazırlanmıştı hayvanat bahçesinde...

Haberin Devamı

Darıca’dan notlar...

Faruk Yalçın Hayvanat Bahçesi’ne ilk kez gittim...
Tamam sevdiğim yerler değil bu parklar ama Allah’ı var Darıca’daki hayvanlar bakımlıydı -küçük tanklardaki köpek balıkları hariç- ve yaşam alanları, geniş, temiz ve çok düzenliydi...
Türkiye’nin en iyi hayvanat bahçesi burası...
Çeşit çeşit hayvanlar, yırtıcılar, aslanlar, kaplanlar, ayılar, zürafalar var...
Buranın en sevdiğin özelliği, doğadan yakalanan hiçbir hayvanı almıyorlar...
Ya başka hayvanat bahçelerinden alıyorlar ya da Darıca’da doğmuş olanları barındırıyorlar...
Gergedan Samir de İngiltere Edinburgh’taki bir hayvanat bahçesinden getirildi...
Samir gelir gelmez de buranın yıldızı olmuş durumda...
Hele açıkhavada 1,2 milyon liraya malolmuş özel bahçesine çıktığında çocukların ilgi odağı olacaktır...

Geçen yıl ne demişti...

Mutsuz bir gergedanla tanıştım

Sevgili Esin Övet, “Pantene Altın Kelebek’te sokaktan geçen Ahmet Efendi’ye ödül verdiniz” sözünü açıklamadıkça yazdıklarının benim için bir kıymeti yok...
Geçen yıl Beyaz TV’de Söylemezsem Olmaz programıyla Altın Kelebek ödülünü kaldırırken sen sokaktan geçen Ahmet Efendi miydin? Geçen yıl aldığın Altın Kelebek’ten sonra yazdığın yazı, sahnede yaptığın konuşma arşivlerde...
Sana birileri kalkıp, “Sokaktan geçen Ahmet Efendi” dese hoşuna gider miydi?
O gece sadece sahne üzerinde 60’tan fazla ünlü isim vardı...
Salondakiler yüzlerce insan bu ülkenin, senin de 20 yıldır ekmeğini kazandığın dizi, müzik, eğlence hayatına yön veren isimlerdi...
Üç sanatçıyı organize edip, AVM’ye çıkarıp, iki geyik yapmaya benzemez bu işler...
Sokaktan geçen Ahmet Efendi dediğin için organizasyonu yapan bize değil, oraya katılan sanatçılara özür borcun var...

Haberin Devamı

Hani kot yoktu

Mutsuz bir gergedanla tanıştım

Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Menderes Türel, Altın Portakal’dan önce bana demişti ki, “Ödül törenine kotla, tişörtle kimseyi sokmayacağız. Ödül almış olsalar bile...”
Cumartesi akşamı yardımcı oyuncu, kurgu, özel ödüller gibi dallarda ödüllerin verildiği ilk törende baktım...
Yine sinemacılar kot pantolonla sahneye çıkmıştı ödül almaya...
Dün akşam yapılan kapanış töreninde nasıl görüntüler vardı bilmiyorum...
Ama Başkan Türel’in herkesin başına bir zabıta dikecek hali yok...
Yani sorun organizasyonda değil, davetlilerde...

Ahmet, Murat ve Beyaz: Büyük komedyenler böyle olur...

Büyük komedyenler önce kendileriyle dalga geçerler, en ağır mizahı kendileriyle ilgili yaparlar.
O kompleksi aşamazsan ne büyük komedyen olursun ne de büyük bir televizyon yıldızı.
İnternette gördüm, Beyaz Show’un son bölümünde Ahmet Kural, Murat Cemcir ve Beyazıt Öztürk bir video çekmişler program için.
Amerikan talk show’larında izlediğimiz kalitede bir işti...
Çünkü her iki taraf da büyük bir özgüvenle hazırlanmış metni oynamışlar.
Kavgada söylenmeyecek şeyleri yazmışlar kendileriyle ilgili.
Önce kendilerini yerin dibine batırmışlar...
Oyunculuk okullarında okutulacak kadar iyi bir metindi.
Ancak kendine güvenen isimler bunu yapabilir, bakın birbirlerine dediklerine, eminim siz de benim gibi alkışlayacaksınız bu üçlüyü...
Beyazıt’tan Ahmet Kural ve Murat Cemcir’e...
*Murat’a: Geç gelen şöhreti hazmedemeyen bir tip var sende, iticisin...
*Ahmet’e: Ne jön olacak kadar yakışıklısın ne komedyen olacak kadar komiksin. Hiçbir şey olamamışsın.
*Daha ne kadar ikili devam edeceksiniz, tek başınıza beceremiyor musunuz bu işi? Yetemiyorsunuz sanki...
*Ahmet’i kıskanıyor musun daha yakışıklı olduğu için, haset gibi duruyorsun.
*Niye devam filmi çektiniz gişesi garanti diye mi?
*Üç tane film yaptınız şimdi başımıza şey mi oldunuz?
Ahmet Kural
ve Murat
Cemcir’den Beyazıt’a:
*20 senedir talk show’dan başka bir şey yapmayan bir insansın...
*Sen bu soruları Cem Yılmaz’a Okan Bayülgen’e sorabilir miydin, yer miydi?
*Biz 5 yılda üç dizi üç film yaptık biri rekor kırdı, sen bunları beceremiyorsun diye mi bize yükleniyorsun?
*Beyaz Show’dan başka bana bir tane tutmuş işini söyle? Türkü CD’si yaptın, CD dönemi bitti, Unkapanı kapandı...
*Dizi yaptın, Biz Size Aşık Olduk 20 bölüm sürmedi. Komedi dizisi yaptın Gülse Birsel mesleği bıraktı, jürilik yapıyor şimdi. Neye el attıysan kuruttun sen ya...
*Ezel Akay’la film yaptın Hacivat’la Karagöz’ün kemikleri sızlıyordur şimdi, Ezel Akay meyhane açtı...

 

Yazarın Tüm Yazıları