Bugünün konusu bir aşk filmi

Bugün köşeyi tamamen bir aşk filmine ayıracağım; Abdullah Oğuz’un çektiği ve geçen hafta vizyona giren “Senden Bana Kalan”a...

Haberin Devamı

Neslihan Atagül ve Ekin Koç’un oynadığı bir Kore uyarlaması bu...
Gözyaşı da döktüren, mutluluk da veren, sıcak bir aşk filmi...
Tavsiye ederimi, gidin izleyin.
Ben izledim, ağlamadım ama şunları hissettim...


Cemil’in ölümünden 3 yıl sonra Ölünce Sevemezsem Seni

“Senden Bana Kalan” filmine ancak bir şarkı bu kadar denk düşebilirdi: “Ölünce Sevemezsem Seni”...
Ayna grubunun solisti Cemil Özeren’i 2012 yılında, daha 46’sındayken kaybetmiştik.
Özeren’in en iyi şarkılardan biri, Ayna’yı da Ayna yapan, Erhan Güleryüz’ün sesinden dinlediğimiz “Ölünce Sevemezsem Seni” adlı şarkıydı.
Üç yıldır pek çok sanatçı bu şarkıyı seslendirmek için defalarca aileye başvurmuş.
Ancak rahmetli Özeren’in eşi, “Bu şarkı Cemil için çok özeldi” demiş, şarkıyı vermeye bir türlü eli gitmemiş...
Abdullah Oğuz’un ekibi filmin senaryosunu götürüp hikâyeyi anlatmışlar.
Çok etkilenmiş Cemil’in eşi, şarkıyı hemen vermiş.
Cemil Özeren’in bu unutulmaz şarkıyı daha üniversitedeyken kaybettiği annesinin arkasından yazdığını da belirteyim.
Not 1: Ben Abdullah Oğuz’un yerinde olsam bu şarkıyı jeneriğe bindirmek yerine filmin ortalarında bir yerde kullanırdım, şarkı jenerikte biraz güme gitmiş geldi bana...
Not 2: Şarkıyı filmde Özgür Akkuş seslendirmiş, çok da güzel söylemiş.

Haberin Devamı

Neslihan’ın 9 yıllık müthiş kariyeri

Neslihan Atagül, genç kuşak kadın oyuncular arasında benim çok beğendiğim bir isim.
Henüz 23 yaşında.
Ama onu “Yaprak Dökümü”nden beri tanıyoruz.
Meğer 2006 yılında, daha 14 yaşındayken Altın Koza Film Festivali’nde “İlk Aşk” filmiyle aldığı Umut Veren Genç Kadın Oyuncu ödülü ne kadar doğruymuş.
Sonrasında televizyonda “Hayat Devam Ediyor”da, “Fatih Harbiye”de oynadı. “Araf” filmiyle Sinema Yazarları Derneği’nden En İyi Kadın Oyuncu ödülünü aldı.
Kariyerinin ilk 9 yılında müthiş koştu.
Abdullah Oğuz, “Senden Bana Kalan” filminde Elif rolünü ona teslim etmekle müthiş doğru bir seçim yapmış.
Gidin Neslihan Atagül’ü izleyin bu filmde.
Mutluluktan hüzne, acıdan mizaha bütün duyguları seyirciye geçirmeyi çok iyi başarmış.
Tebrik ediyorum kendisini...
Tabii bu arada Ekin Koç’a haksızlık yapmak istemem.
Züppe bir zengin delikanlının, duyarlı bir aşığa dönüşmesini iyi canlandırmış.

Haberin Devamı


Mutluluk’u izledin mi?


“Senden Bana Kalan”da en sevdiğim sahnelerden biri, Elif’in ilk akşam yemeğinde Özgür’e “Mutluluk’u izledin mi?” diye sormasıydı.
“O filmde Meryem’le Cemal bizim gibi böyle yemek yiyorlar” diyerek “Mutluluk”tan ne kadar etkilendiğini anlatıyor filmde Elif.
Biliyorsunuz “Mutluluk”, Abdullah Oğuz’un 2007’de çektiği bir film.
Yani bu filmde eski bir filmine selam çakıyor Apo.
Demek ki Apo da benim gibi “Mutluluk”u “En İyi Abdullah Oğuz filmi” olarak görüyor.
Kusura bakma Apo, “Senden Bana Kalan”ı ikinci sıraya koyuyorum.


Korelilerle Türklerin duygusu benzer mi?

Şaşırtıcı şekilde benziyor...
Buna bizim tüm yapımcılar ve televizyon yöneticileri de inanıyor.
Bu yüzden son yıllarda Kore yapımlarından uyarlanan film ve dizilerin sayısında büyük bir artış var. Üstelik Kore tarafında da aynı inanış hakim, bizim dizlere de orada ilgi gösteriliyor.
Bizdeki Kore uyarlamalarında özellikle Fox TV başarılı.
Halen Fox TV’de yayınlanan “Kiraz Mevsimi” ve “Kocamın Ailesi” Kore uyarlamaları.
“Beni Affet”, “Adını Feriha Koydum Emir’in Yolu”, “Güneşi Beklerken” gibi diziler hep Kore uyarlaması...
Abdullah Oğuz’un çektiği “Senden Bana Kalan” da 2006 yapımı “Bir Milyonerin Aşkı” adlı Kore filminden uyarlama.
Abdullah Oğuz geçen sezon Show TV’ye “Aşk Ekmek Hayaller” adlı bir Kore uyarlaması dizi çekmişti.
O başarılı değildi ama “Senden Bana Kalan”ın başarılı bir uyarlama olduğunu söyleyebilirim.
Bu noktada, uyarlama senaryoda imzası bulunan Levent Kazak’ın hikâyeyi bize adapte etmedeki başarısı önemli...

Haberin Devamı


Abdullah Oğuz’un Toscana’sı neresi?

“Senden Bana Kalan”ın bazı sahneleri, Toscana’da geçen bir aşk filmi gibi...
Yeşillikler içinde bir Ege kasabası, taş evler, genç çiftin motosikletle yaptığı seyahatler...
Bir İtalyan filminden sahneler gibi.
Abdullah Oğuz bu filmi Ayvalık, Edremit Güre, Cunda, Adatepe’de çekmiş.
Filmi izlerken demek ki Abdullah Oğuz’un Toscana’sı Kuzey Ege sahilleriymiş diye düşündüm.

Yazarın Tüm Yazıları