Benim de itirazım var Fatih Hocam!

İnşallah anlaşılmıştır ki; “Artık dolduruş ile gitmiyor!”

Haberin Devamı

Bugün kimse taraftara fatura çıkarmaya kalkmasın!
Milli forma;
Hiçbir dönem bu kadar isteksiz giyilmedi!
Hiçbir zaman bu kadar bol keseden para harcanmadı!
Ülkenin dört bir tarafından gelen, hiçbir amigodan yönlendirilmeyen taraftar;
Çok önemli dersler verdi;
“Güzel futbol oynarsanız tribünü doldururuz” dedi
• “Brezilya’dan gol yemeni değil ‘isteksiz’ oynamanı ıslıklıyorum” dedi…
“Neymar doymamış, sen ne çabuk doydun?” Dedi…

***

Benim işim bugün ki maç ile değil…
Sizi tekrar tekrar seyrettiğimiz bir filme götürmek istiyorum;
Beş yıl önce Swissotel’de yapılan bir basın toplantısına;

----- “Keşke o gün bazı şeyler söyleseydim” demektense, Türk futbolu ile ilgili tespitlerimi bugün paylaşmak istiyorum…
----- 9 madde halinde Türk Futbolunun eksiklerini anlatacağım size;
----- Kulüplerin çoğu yetiştiricilik özelliğini kaybetti. Futbol yatırımları Türkiye’de artıyor, üstyapı gelişiyor ama bu hiçbir zaman altyapıya yansımadı.
----- Futbol Federasyonu’nun fonlarına, UEFA’dan gelen yardımlara karşın altyapı organizasyonlarına ayrılan bütçeler yeterli değildir…
----- Okullar ile futbol bir türlü kardeş hale getirilemedi…

Haberin Devamı

***

Bu sözleri hatırlıyor musun Fatih hocam?
Bana ait değil hocam bunlar…
Senin sözlerin…
2009 yılının Ekim ayında 4 yıl Milli takım sorumlusu olarak yaptığın görevinden ayrılırken söyledin…
Senin komutanda Dünya kupasına gidememiştik…
Swissotel’de, istifa ettiğin gün söyledin bunları…
Tamamına katılıyorum. Altına imzamı atarım...

***

Ancak;
Son 25 yılın 11’ inde sen görevdeydin…
Dediğin şeyleri ben mi yapacağım?
Sen yapacaksın!
Bugün basın toplantısında söylediğin eksiklikleri de giderecek olan sensin…
Bulunduğun mevki eleştiri değil icra makamı…
Hem de şimdi kartvizitinde çok parlak;
Türk Futbolunun direktörüsün…
Bir kez daha senin ağzından duymak istemiyorum bu sözleri…

***

Beni Hakan ile Gökhan’ın kavgası ilgilendirmiyor...
Çok basit olarak çözmen gereken konuyu karıştırıp önümüze koydun…
“Çektiğim çileye bak” gibi yaptın…
Biraz da topu medyaya attın…
Konu yazılıp çizildikçe, “cambaza bakıyormuşuz” gibi geliyor bana…
Brezilya’dan dört yemek de koymaz bana…
Kazakistan maçı da önemli değil!
Bu şampiyonaya gitmesek de problem değil!
Sen; Sözünü ettiğin alt yapısal gelişimin temellerini at, yeter bana!

Haberin Devamı


***

İşte tekrar görevdesin...
Hem de Türkiye’nin Futbol direktörü olarak tam yetki ile…
Siyasi iktidar da yanında…
İktidarın yanında olması, bu iş için önemlidir...
İşi kökten çözmek, finansman ister, eğitim ile koordinasyon ister…
Çocuklarımız;
“Anadolu lisesine mi hazırlansam? Antrenmana mı girsem?
İkileminden kurtulmalıdır!
Bunları iktidarın desteği olmadan yapamazsın…
İşte tam sırası…
Beğenelim beğenmeyelim; spora çok arzulu bir iktidar var başımızda…
Hevesliler ama işi bilmiyorlar…
Çabuk ve kolay yoldan başarı istiyorlar…
Halk alkışlasın istiyorlar…
Tabi ki olmuyor…
İtiraf edelim; Cumhuriyet tarihinde hiç bu kadar ilgili bir iktidar olmadı…
Böylesine para harcayıp başarısız olduğumuz da olmadı!
Çünkü yanlış biliyorlar...
Kolay yoldan kazanalım istiyorlar…
Sporda başarı, emek ve zaman ister…

Haberin Devamı

***

Hatırlarsınız;
Londra Olimpiyatlarında 1500 metrede iki kızımız altın ve gümüş aldı…
Ülke olarak ağlayarak izledik onları…
Spor Bakanımız Olimpiyat pistine indi.
Cep telefonundan Başbakanımıza bağlandı…
Naklen izledik konuşmayı…
Biraz “Görmemişlik” göstergesiydi…
Olsun…
Zaten hiç görmemiştik ki…
Biz yine alkışladık…
Ama sonrası...
Kızlarımızdan biri, bir daha hiç koşmadı(!)
Diğeri ise Avrupa Şampiyonasında çok kötü bir derece ile elendi(!)
Yazık(!)

***

Çabuk olsun istiyorsunuz…
Ama olmuyor…
Olmaz!
Aksine, işe temelden başlamak için her gün bir gün daha gecikiyoruz…
Bugün sanırım hep birlikte öğrendik artık…
Taşıma su ile değirmenin dönmeyeceğini…
Alt yapı için;
“Almanya’ya bakın” demiştim.
• Uzak geldiyse;“Altınordu’yu inceleyelim” dedim.
• Olmadı; “Basketbolumuzun alt yapısına bakalım” dedim...

Haberin Devamı

***

Fatih Hocam;
Biliyorum ders almazsın…
Nereye bakarsan bak!
Ya da hepsinden iyisini biliyorsan(!) hiç birine bakma(!)
Ama bana giderken bir daha aynı konuşmayı yapma!

Yazarın Tüm Yazıları