Avrupa Basket Parlamentosu

Euroleague'de, 16 takım oynuyor, her hafta 8 maç yapılıyor, bunların 4 tanesi Türk takımı…

Haberin Devamı

Tarihin bir başka diliminde denk gelmeyebilir…

 

Lütfen kaçırmayın ve değerini bilin…

 

Bu hafta üç takımımız, galip geldi…

 

Daçka, Atina’da, son topta, kaybetti…

 

Yani bir Türk haftası yaşadık…

 

Avrupa Parlamentosu, Türkiye’nin yürütülen üyelik müzakerelerinin geçici olarak durdurma kararı alırken;

 

Biz, “kapıları açarız ha!”, diye korkuturken;

 

Türk Basketbolu, “Beyler önce bizi bir yenin, sonra karar verirsiniz” dedi…

 

Haberin Devamı

Avrupa’nın zirvesinde oynanan sekiz maçın, dördünü biz oynadık, üçünü kazandık…

 

Daha ne olsun!

 

***

 

Bu yılın “doğal favori” üç takımı vardı;

 

CSKA, Real Madrid ve Fenerbahçe…

 

Üç takımda, geçen yılın çekirdek kadrolarını korudular ve sezona favori olarak girdiler…

 

9. hafta sonunda CSKA, 8 galibiyet ile lider, Real Madrid 7 galibiyet ile ikinci sırayı aldı…

 

6 galibiyet ile üçüncü sırada olan Fenerbahçe’nin ise zorlandığı görüldü...

 

Bunun nedenini kendimce anlatmak istiyorum…

 

***

 

Bu sezon kurallar değişti…

 

Hızlı hücumu durduran, “Yugoslav faulü, ağır ceza kapsamına girdi ve yapılmaz oldu…

 

Format değişti, bazen haftada iki maç oynanması, zorunlu hale geldi…

 

Haberin Devamı

Bu iki değişikliğin sonunda; “oyunun hızlandığı, temponun artığını”, istatistiklere bakarak net olarak söyleyebiliriz.

 

Geçen yıl takımların attıkları ortalama sayı; 75,9 iken bu yıl ortalama, 81,2’ye çıktı…

 

***

 

Temponun artması, takımları, nasıl etkiledi?

 

Biraz ona bakmak lazım…

 

Geniş rotasyon kullanan takımlar ve atletizm ağırlıklı hızlı ve çabuk hücum yapanlar, avantaj kazandı…

 

Kimler bunlar?

 

CSKA, Real Madrid, bu türün en başarılı örnekleri…

 

Ayrıca bu türün geçen yılların başarısız örneklerinden, Milano ve Maccabi de avantaj kazandılar ve iyi gidiyorlar…

 

***

 

Ağırlıklı olarak set hücumu oynayan, “atletizm ve bireysel beceri” yerine, “akıl ve takım oyunlarını” tercih edenlerin, en başarılı örneği, Fenerbahçe idi…

 

Haberin Devamı

Yeni sitemde, dar rotasyonu ile zorlanıyor…

 

Doğal favori gösterilen üç takım arasında, yeri en az garanti olan takım görüntüsü veriyor…

 

Sistem takımları olan Yunan takımları da zorlanıyorlar…

 

Nitekim atlet oyuncular ön plana çıkmaya başladı…

 

Milan’da Sanders, Efes’te, Honeycutt, Darülşşafaka’da, Clyburn Fenerbahçe’de Kalinic gibi…

 

***

 

NBA patentli, David Blatt’ in “koş ve at” takımı, Darüşşafaka ise bu seviyedeki az deneyimi ile ligin sürpriz takımı olmaya hazırlanıyor…

 

Oyunu kendi sistemine getirdiğinde, su gibi akıyor…

 

“Sete set” kaldığında, “sudan çıkmış balık” gibi oluyor…

 

Bu akşam Atina’da ilk yarı şaşkın bir ördek gibiydi… İkinci yarı oyunu istediği şekle getirdi…

 

Haberin Devamı

Bence; “Sahadaki en iri yarı ve yeşil formalı çocuk”, topun sahibi gibiydi ve hakemlerden torpili vardı… Onu durduramadı…

 

Bir de, biraz önce “avantaj kazandı” gibi anlattığım, “koş at” oyununun bir dezavantajı vardır…

 

Oyun sonlarında frene basmak gerektiğinde, takımın freni tutmaz. Nasıl oynayacağına hazır değildir… Kaybeder…

Nitekim son toplarda kaybetti…

 

***

 

Efes, Belgrad takımını farklı yendi… Galibiyet sayısı 4 oldu. Geçen yılki alışkanlıklarından vazgeçmesi zaman alacak… Ancak kesinlikle ilk 8 adaylarından…

 

Galatasaray, ilk 5 maçını kaybettiğinde; “Eyvah, geçmiş Euro lig tecrübesine dönmesin, erken pes etmesin” demiştik…

 

“Kendine oynayan” iki oyun kurucusunu, kadronun dışında bırakarak, “takım” oldular…

 

Haberin Devamı

İlk 5 maçında, neden alındı bu adam?

 

Denilen 2.13 boyundaki Tibor Pleiss;

 

“Koşup, koşup atmazsanız, ben de iyi oyuncuyum” dedi...

 

Sinan, “ben oyunu da kurarım, adam da tutarım, şutta sokar, çay servisi de yaparım “ dedi…

 

“Takım” oldular, Barcelona’yı yendiler ve üçüncü galibiyetlerini alarak ilk sekiz adayları arasına girdiler…

 

Ancak yaratılan sinerjiyi kalıcı hale getirebilmek için tedbirler gerekiyor…

 

***

 

Beni daha çok okuyan Fenerbahçe taraftarları;

 

 “İtalya’da Milan’ı yendik sen karamsarlık yapıyorsun” demişlerdir…

 

------- Haklılar…

 

Aslında ben;

 

“O takımın oyuncularının karakterine ve O güzel takımın koçuna öylesine güveniyorum ki;

 

Sistem ne kadar değişirse değişsin, en iyi uyumu onlar sağlayacaktır.

 

“En hızlı koşan kası” bile, “birlikte üretilen akıl” yener…

 

Zor olacak ama olacağına hiç kuşkum yok!

 

 

Yazarın Tüm Yazıları