Demirtaş'ın kripto sorunu

HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, sessizliğini şöyle bir çıkışla bozdu:

Haberin Devamı

“Darbe tehdidi sürüyor. 15 Temmuz’da askerle yapılamayan darbeyi şimdi toplumun tabanında geniş mağduriyetler yaratarak yapmak isteyen FETÖ’cü kriptolar ve Erdoğan düşmanları var...”

Erdoğan düşmanları olduğunu biliyoruz, kripto FETÖ’cülerden haberimiz var da... Demirtaş HDP düşmanlarından ne kadar haberdar, içlerindeki kripto PKK’cıların varlığını ne kadar biliyor, belirsiz.

Yukarıdaki mantığı kurabilen bir siyasetçiden şunu demesini de beklemez misiniz?

HDP’nin içinde HDP’nin altını oyan kripto PKK’cılar var...

Sivil siyasetin içinde, terör yöntemini dışlamayarak sivil siyaseti anlamsızlaştıran HDP düşmanları var...

HDP’yi Kandil’den ayrıştırmayarak demokratik mücadele yöntemini terörün ipoteği altına sokan kripto Kandilciler var...

Kürt sorununun silahla çözülemeyeceğini hem devlete hem PKK’ya söylemek, silahları susturma çağrısı yapmak yetmiyor.

HDP hızla kan kaybediyor ve ne Demirtaş ne de arkadaşları buna dur diyemiyor.

Çünkü önce teröre kayıtsız şartsız dur demeleri gerekiyor.

İş oraya gelince kalakalıyorlar.

HDP milletvekilleri terör soruşturmaları geçiriyor, savcılığa celpleri çıkıyor.

Ama geçmişte terörün panzehri olarak HDP’nin güçlendirilmesini savunanlar, şimdi yanında durmuyor, duramıyor.

Yanında durulamama noktasına nasıl geldi HDP? Hangi HDP düşmanları, hangi kripto PKK’cılar buna yol açtı?

Neden yalnızlaştılar, nerede hata yaptılar?

Bence Demirtaş, Erdoğan düşmanları ve kripto FETÖ’cülerin yanı sıra biraz da bu sorulara kafa yorsun.


KADIN GİYİMİNDE YÜZDE 52'MİZ ÖZGÜRLÜKÇÜ
PEW Araştırma Merkezi, iki tablo yayınladı. Sonuçlar çok göz açıcı.

Nüfusunun çoğunluğu Müslüman olan 7 ülkede yapılmış araştırma.

Tunus, Mısır, Türkiye, Lübnan, Irak, Suudi Arabistan ve Pakistanlılara sorulmuş, kadınlar nasıl giyinsin diye.

6 tesettür stili arasında tercihte bulunmaları istendiğinde Türkiyeli deneklerin yüzde 46’sı modern başörtüsünü seçmiş. Peçeli çarşafa, yüzü açık çarşafa, önden saçı gösteren başörtüsüne ve açık başa karşı...

Yüzde 32’si ise kadınları başı açık görmeyi tercih edeceğini belirtiyor.

Ama daha da ilginç cevaplar, kadınların kılık kıyafet seçimlerinde serbest bırakılıp bırakılmaması gerektiği sorusuna veriliyor.

Yüzde 52’miz kadınların özgür bırakılmasından yana olduğunu söylemiş.

Özgürlükçülükte Türkiye, yüzde 52 ile 7 İslam ülkesi arasında Tunus’tan sonra ikinci.

Tunus’ta kadının kılık kıyafetine karışmama yanlıları yüzde 56 civarında.

Diğerlerinde bu oran dramatik biçimde düşüyor.

İyi tarafı şu: Muhafazakârlığımız görece bağnazlıktan ve dar kafalı dayatmacılıktan uzak.

Toplumun yarıdan fazlası özgürlükçü bir tutum alıyor. İster başını örtsün ister açsın, kadının bileceği iştir diyor.

Tedirgin edici, hatta sakat yanına gelince. Yüzde 48 gibi bir çoğunluksa kadının nasıl giyineceğine başkalarının karışma hakkı olduğuna inanıyor.

Hemşire Ayşegül Terzi’ye saldırı davasının yaşam tarzına müdahale suçundan görülecek olması, bu tablo karşısında daha da önem kazanmıyor mu?

Yazarın Tüm Yazıları